beyaz kuğu
  20-MEZMURLAR (ZEBUR) 2
 

MEZMURLAR (ZEBUR) 2

 

 

75. Mezmur

Müzik şefi için - "Yok Etme" makamında -

Asaf'ın mezmuru - İlahi

 

BÖLÜM 75

 

Mez.75: 1 Sana şükrederiz, ey Tanrı,

Şükrederiz, çünkü sen yakınsın*fe*,

Harikaların bunu gösterir.

D Not 75:1 "Sen yakınsın": İbranice "Adın yakındır".

 

Mez.75: 2 "Belirlediğim zaman gelince,

Doğrulukla yargılayacağım" diyor Tanrı,

 

Mez.75: 3 "Yeryüzü altüst olunca üzerindekilerle,

Ben pekiştireceğim onun direklerini. *

 

Mez.75: 4 Övünenlere, 'Övünmeyin artık! dedim;

Kötülere, 'Kaldırmayın başınızı*ff*!

 

Mez.75: 5 Kaldırmayın başınızı*ff*!

Tepeden konuşmayın!"

D Not 75:4,5 "Başınızı": İbranice "Boynuzunuzu" (Boynuz güç simgesidir).

 

Mez.75: 6 Çünkü ne doğudan, ne batıdan,

Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.

 

Mez.75: 7 Yargıç ancak Tanrı'dır,

Birini alçaltır, birini yükseltir.

 

Mez.75: 8 RAB elinde dolu bir kâse* tutuyor,

Köpüklü, baharat karıştırılmış şarap döküyor;

Yeryüzünün bütün kötüleri

Tortusuna dek yalayıp onu içiyor.

 

Mez.75: 9 Bense sürekli duyuracağım bunu,

Yakup'un Tanrısı'nı ilahilerle öveceğim:

 

Mez.75: 10 "Kıracağım kötülerin bütün gücünü,

Doğruların gücüyse yükseltilecek."

 

76. Mezmur

Müzik şefi için - Telli sazlarla - Asaf'ın mezmuru - İlahi

 

BÖLÜM 76

 

Mez.76: 1 Yahuda'da Tanrı bilinir,

İsrail'de adı uludur;

 

Mez.76: 2 Konutu Şalem'dedir*fg*,

Yaşadığı yer Siyon'da.

D Not 76:2 "Şalem", yani "Yeruşalim".

 

Mez.76: 3 Orada kırdı alevli okları,

Kalkanı, kılıcı, savaş silahlarını. *

 

Mez.76: 4 Işıl ışıl parıldıyorsun,

Avı bol dağlardan daha görkemli.

 

Mez.76: 5 Yağmaya uğradı yiğitler,

Uykularına daldılar,

En güçlüleri bile elini kıpırdatamaz oldu.

 

Mez.76: 6 Ey Yakup'un Tanrısı, sen kükreyince,

Atlarla atlılar son uykularına daldılar.

 

Mez.76: 7 Yalnız sensin korkulması gereken,

Öfkelenince kim durabilir karşında?

 

Mez.76: 8 Yargını göklerden açıkladın,

Yeryüzü korkup sessizliğe büründü,

 

Mez.76: 9 Ey Tanrı, sen yargılamaya,

Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca.

 

Mez.76: 10 İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor,

Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.

 

Mez.76: 11 Adaklar adayın Tanrı'nız RAB'be,

Yerine getirin adaklarınızı,

Armağanlar sunun korkulması gereken Tanrı'ya,

Bütün çevresindekiler.

 

Mez.76: 12 RAB önderlerin soluğunu keser,

Korku salar yeryüzü krallarına.

 

77. Mezmur

Müzik Şefi Yedutun için - Asaf'ın mezmuru

 

BÖLÜM 77

 

Mez.77: 1 Yüksek sesle Tanrı'ya yakarıyorum,

Haykırıyorum beni duysun diye.

 

Mez.77: 2 Sıkıntılı günümde Rab'be yönelir,

Gece hiç durmadan ellerimi açarım,

Gönlüm avunmaz bir türlü.

 

Mez.77: 3 Tanrı'yı anımsayınca inlerim,

Düşündükçe içim daralır. *

 

Mez.77: 4 Açık tutuyorsun göz kapaklarımı,

Sıkıntıdan konuşamıyorum.

 

Mez.77: 5 Geçmiş günleri,

Yıllar öncesini düşünüyorum.

 

Mez.77: 6 Gece ilahilerimi anacağım,

Kendi kendimle konuşacağım,

İnceden inceye soracağım:

 

Mez.77: 7 "Rab sonsuza dek mi bizi reddedecek?

Lütfunu bir daha göstermeyecek mi?

 

Mez.77: 8 Sevgisi sonsuza dek mi yok oldu?

Sözü geçerli değil mi artık?

 

Mez.77: 9 Tanrı unuttu mu acımayı?

Sevecenliğinin yerini öfke mi aldı?"

 

Mez.77: 10 Sonra kendi kendime, "İşte benim derdim bu!" dedim,

"Yüceler Yücesi gücünü göstermiyor artık."

 

Mez.77: 11 RAB'bin işlerini anacağım,

Evet, geçmişteki harikalarını anacağım.

 

Mez.77: 12 Yaptıkları üzerinde derin derin düşüneceğim,

Bütün işlerinin üzerinde dikkatle duracağım.

 

Mez.77: 13 Ey Tanrı, yolun kutsaldır!

Hangi ilah Tanrı kadar uludur?

 

Mez.77: 14 Harikalar yaratan Tanrı sensin,

Halklar arasında gücünü gösterdin.

 

Mez.77: 15 Güçlü bileğinle kendi halkını,

Yakup ve Yusuf oğullarını kurtardın.

 

Mez.77: 16 Sular seni görünce, ey Tanrı,

Sular seni görünce çalkalandı,

Enginler titredi.

 

Mez.77: 17 Bulutlar suyunu boşalttı,

Gökler gürledi,

Her yanda okların uçuştu.

 

Mez.77: 18 Kasırgada gürleyişin duyuldu,

Şimşekler dünyayı aydınlattı,

Yer titreyip sarsıldı.

 

Mez.77: 19 Kendine denizde,

Derin sularda yollar açtın,

Ama ayak izlerin belli değildi.

 

Mez.77: 20 Musa ve Harun'un eliyle

Halkını bir sürü gibi güttün.

 

78. Mezmur

Asaf'ın Maskili

 

BÖLÜM 78

 

Mez.78: 1 Dinle, ey halkım, öğrettiklerimi,

Kulak ver ağzımdan çıkan sözlere.

 

Mez.78: 2 Özdeyişlerle söze başlayacağım,

Eski sırları anlatacağım,

 

Mez.78: 3 Duyduğumuzu, bildiğimizi,

Atalarımızın bize anlattığını.

 

Mez.78: 4 Torunlarından bunları gizlemeyeceğiz;

RAB'bin övgüye değer işlerini,

Gücünü, yaptığı harikaları

Gelecek kuşağa duyuracağız.

 

Mez.78: 5 RAB Yakup soyuna koşullar bildirdi,

İsrail'e yasa koydu.

Bunları çocuklarına öğretsinler diye

Atalarımıza buyruk verdi.

 

Mez.78: 6 Öyle ki, gelecek kuşak, yeni doğacak çocuklar bilsinler,

Onlar da kendi çocuklarına anlatsınlar,

 

Mez.78: 7 Tanrı'ya güven duysunlar,

Tanrı'nın yaptıklarını unutmasınlar,

O'nun buyruklarını yerine getirsinler;

 

Mez.78: 8 Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı,

Yüreği kararsız,

Tanrı'ya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.

 

Mez.78: 9 Oklarla, yaylarla kuşanmış Efrayimoğulları

Savaş günü sırtlarını döndüler.

 

Mez.78: 10 Tanrı'nın antlaşmasına uymadılar,

O'nun yasasına göre yaşamayı reddettiler.

 

Mez.78: 11 Unuttular O'nun işlerini,

Kendilerine gösterdiği harikaları.

 

Mez.78: 12 Mısır'da, Soan*fh* bölgesinde

Tanrı harikalar yapmıştı atalarının önünde.

D Not 78:12 "Soan": Tanis olduğu sanılıyor.

 

Mez.78: 13 Denizi yarıp geçirmişti onları,

Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.

 

Mez.78: 14 Gündüz bulutla,

Gece ateş ışığıyla onlara yol göstermişti.

 

Mez.78: 15 Çölde kayaları yarmış,

Sanki dipsiz kaynaklardan

Onlara kana kana su içirmişti.

 

Mez.78: 16 Kayadan akarsular fışkırtmış,

Suları ırmak gibi akıtmıştı.

 

Mez.78: 17 Ama onlar çölde Yüceler Yücesi'ne başkaldırarak

Günah işlemeye devam ettiler.

 

Mez.78: 18 Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek

İçlerinde Tanrı'yı denediler.

 

Mez.78: 19 "Tanrı çölde sofra kurabilir mi?" diyerek,

Tanrı'ya karşı konuştular.

 

Mez.78: 20 "Bak, kayaya vurunca sular fışkırdı,

Dereler taştı.

Peki, ekmek de verebilir mi,

Et sağlayabilir mi halkına?"

 

Mez.78: 21 RAB bunu duyunca çok öfkelendi,

Yakup'a ateş püskürdü,

Öfkesi tırmandı İsrail'e karşı;

 

Mez.78: 22 Çünkü Tanrı'ya inanmıyorlardı,

O'nun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.

 

Mez.78: 23 Yine de RAB buyruk verdi bulutlara,

Kapaklarını açtı göklerin;

 

Mez.78: 24 Man* yağdırdı onları beslemek için,

Göksel tahıl verdi onlara.

 

Mez.78: 25 Meleklerin*fı* ekmeğini yedi her biri,

Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.

D Not 78:25 "Meleklerin" ya da "Güçlülerin".

 

Mez.78: 26 Doğu rüzgarını estirdi göklerde,

Gücüyle güney rüzgarına yol gösterdi.

 

Mez.78: 27 Toz gibi et yağdırdı başlarına,

Deniz kumu kadar kuş;

 

Mez.78: 28 Ordugahlarının ortasına,

Konakladıkları yerin çevresine düşürdü.

 

Mez.78: 29 Yediler, tıka basa doydular,

İsteklerini yerine getirdi Tanrı.

 

Mez.78: 30 Ancak onlar isteklerine doymadan,

Daha ağızları doluyken,

 

Mez.78: 31 Tanrı'nın öfkesi parladı üzerlerine.

En güçlülerini öldürdü,

Yere serdi İsrail yiğitlerini.

 

Mez.78: 32 Yine de günah işlemeye devam ettiler,

O'nun harikalarına inanmadılar.

 

Mez.78: 33 Bu yüzden Tanrı onların günlerini boşluk,

Yıllarını dehşet içinde bitirdi.

 

Mez.78: 34 Tanrı onları öldürdükçe O'na yönelmeye,

İstekle O'nu yeniden aramaya başlıyorlardı.

 

Mez.78: 35 Tanrı'nın kayaları olduğunu,

Yüce Tanrı'nın kurtarıcıları olduğunu anımsıyorlardı.

 

Mez.78: 36 Oysa ağızlarıyla O'na yaltaklanıyor,

Dilleriyle yalan söylüyorlardı.

 

Mez.78: 37 O'na yürekten bağlı değillerdi,

Antlaşmasına sadık kalmadılar.

 

Mez.78: 38 Yine de Tanrı sevecendi,

Suçlarını bağışlıyor, onları yok etmiyordu;

Çok kez öfkesini tuttu,

Bütün gazabını göstermedi.

 

Mez.78: 39 Onların yalnızca insan olduğunu anımsadı,

Geçip giden, dönmeyen bir rüzgar gibi.

 

Mez.78: 40 Çölde kaç kez O'na başkaldırdılar,

Issız yerlerde O'nu gücendirdiler!

 

Mez.78: 41 Defalarca denediler Tanrı'yı,

İncittiler İsrail'in Kutsalı'nı.

 

Mez.78: 42 Anımsamadılar O'nun güçlü elini,

Kendilerini düşmandan kurtardığı günü,

 

Mez.78: 43 Mısır'da gösterdiği belirtileri,

Soan bölgesinde yaptığı şaşılası işleri.

 

Mez.78: 44 Mısır'ın kanallarını kana çevirdi,

Sularını içemediler.

 

Mez.78: 45 Gönderdiği at sinekleri yedi halkı,

Gönderdiği kurbağalar yok etti ülkeyi.

 

Mez.78: 46 Ekinlerini tırtıllara,

Emeklerinin ürününü çekirgelere verdi.

 

Mez.78: 47 Asmalarını doluyla,

Yabanıl incir ağaçlarını iri dolu taneleriyle yok etti.

 

Mez.78: 48 Büyükbaş hayvanlarını kırgına,

Küçükbaş hayvanlarını yıldırıma teslim etti.

 

Mez.78: 49 Üzerlerine kızgın öfkesini,

Gazap, hışım, bela

Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.

 

Mez.78: 50 Yol verdi öfkesine,

Canlarını ölümden esirgemedi,

Onları salgın hastalığın pençesine düşürdü.

 

Mez.78: 51 Mısır'da bütün ilk doğanları,

Ham'ın çadırlarında bütün ilk çocukları vurdu.

 

Mez.78: 52 Kendi halkını davar gibi götürdü,

Çölde onları bir sürü gibi güttü.

 

Mez.78: 53 Onlara güvenlik içinde yol gösterdi, korkmadılar;

Düşmanlarınıysa deniz yuttu.

 

Mez.78: 54 Böylece onları kendi kutsal topraklarının sınırına,

Sağ elinin kazandığı dağlık bölgeye getirdi.

 

Mez.78: 55 Önlerinden ulusları kovdu,

Mülk olarak topraklarını

İsrail oymakları arasında bölüştürdü.

Halkını konutlarına yerleştirdi.

 

Mez.78: 56 Ama onlar yüce Tanrı'yı denediler,

O'na başkaldırdılar,

Koşullarına uymadılar.

 

Mez.78: 57 Döneklik edip ataları gibi ihanet ettiler,

Güvenilmez bir yay gibi bozuk çıktılar.

 

Mez.78: 58 Puta taptıkları yerlerle O'nu kızdırdılar,

Putlarıyla O'nu kıskandırdılar.

 

Mez.78: 59 Tanrı bunları duyunca çok öfkelendi,

İsrail'i büsbütün reddetti.

 

Mez.78: 60 İnsanlar arasında kurduğu çadırı,

Şilo'daki konutunu terk etti.

 

Mez.78: 61 Kudretini*fi* tutsaklığa,

Görkemini*fi* düşman eline teslim etti.

D Not 78:61 Bu ayette geçen "Kudret" ve "Görkem" sözcükleri

Antlaşma Sandığı'nı kastetmektedir.

 

Mez.78: 62 Halkını kılıç önüne sürdü,

Öfkesini kendi halkından çıkardı.

 

Mez.78: 63 Gençlerini ateş yuttu,

Kızlarına düğün türküsü söylenmez oldu.

 

Mez.78: 64 Kâhinleri* kılıç altında öldü,

Dul kadınları ağlayamadı.

 

Mez.78: 65 O zaman Rab uykudan uyanır gibi,

Şarabın rehavetinden ayılan bir yiğit gibi oldu.

 

Mez.78: 66 Düşmanlarını püskürttü,

Onları sonsuz utanca boğdu.

 

Mez.78: 67 Tanrı Yusuf soyunu reddetti,

Efrayim oymağını seçmedi;

 

Mez.78: 68 Ancak Yahuda oymağını,

Sevdiği Siyon Dağı'nı seçti.

 

Mez.78: 69 Tapınağını doruklar gibi,

Sonsuzluk için kurduğu yeryüzü gibi yaptı.

 

Mez.78: 70 Kulu Davut'u seçti,

Onu koyun ağılından aldı.

 

Mez.78: 71 Halkı Yakup'u, kendi halkı İsrail'i gütmek için,

Onu yavru kuzuların ardından getirdi.

 

Mez.78: 72 Böylece Davut onlara dürüstçe çobanlık etti,

Becerikli elleriyle onlara yol gösterdi.

 

79. Mezmur

Asaf'ın mezmuru

 

BÖLÜM 79

 

Mez.79: 1 Ey Tanrı, uluslar senin yurduna saldırdı,

Kutsal tapınağını kirletti,

Yeruşalim'i taş yığınına çevirdi.

 

Mez.79: 2 Kullarının ölülerini yem olarak yırtıcı kuşlara,

Sadık kullarının etini yabanıl hayvanlara verdiler.

 

Mez.79: 3 Kanlarını su gibi akıttılar Yeruşalim'in çevresine,

Onları gömecek kimse yok.

 

Mez.79: 4 Komşularımıza yüzkarası,

Çevremizdekilere eğlence ve oyuncak olduk.

 

Mez.79: 5 Ne zamana dek, ya RAB?

Sonsuza dek mi sürecek öfken,

Alev gibi yanan kıskançlığın?

 

Mez.79: 6 Öfkeni seni tanımayan ulusların,

Adını anmayan ülkelerin üzerine dök.

 

Mez.79: 7 Çünkü onlar Yakup soyunu yiyip bitirdiler,

Yurdunu viraneye çevirdiler.

 

Mez.79: 8 Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme,

Sevecenliğini hemen göster bize,

Çünkü tükendikçe tükendik.

 

Mez.79: 9 Yardım et bize yüce adın uğruna, ey bizi kurtaran Tanrı,

Kurtar bizi adın uğruna, bağışla günahlarımızı!

 

Mez.79: 10 Niçin uluslar, "Nerede onların Tanrısı?" diye konuşsun,

Kullarının dökülen kanının öcünü alacağını bilsinler,

Gözlerimizle bunu görelim!

 

Mez.79: 11 Tutsakların iniltisi senin katına erişsin,

Koru büyük gücünle ölüme mahkûm olanları.

 

Mez.79: 12 Komşularımızın sana ettikleri hakareti

Yedi kat iade et bağırlarına, ya Rab!

 

Mez.79: 13 Bizler, kendi halkın, otlağının koyunları

Sonsuza dek şükredeceğiz sana,

Kuşaklar boyunca övgülerini dilimizden düşürmeyeceğiz.

 

80. Mezmur

Müzik şefi için - "Zambaklar Antlaşması" makamında - Asaf'ın mezmuru

 

BÖLÜM 80

 

Mez.80: 1 Kulak ver, ey İsrail'in çobanı,

Ey Yusuf'u bir sürü gibi güden,

Keruvlar* arasında taht kuran,

Saç ışığını,

 

Mez.80: 2 Efrayim, Benyamin, Manaşşe önünde

Uyandır gücünü,

Gel, kurtar bizi!

 

Mez.80: 3 Bizi eski halimize kavuştur, ey Tanrı,

Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!

 

Mez.80: 4 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı,

Ne zamana dek halkının dualarına ateş püsküreceksin?

 

Mez.80: 5 Onlara ekmek yerine gözyaşı verdin,

Ölçekler dolusu gözyaşı içirdin.

 

Mez.80: 6 Kavga nedeni ettin bizi komşularımıza,

Düşmanlarımız alay ediyor bizimle.

 

Mez.80: 7 Bizi eski halimize kavuştur,

Ey Her Şeye Egemen Tanrı,

Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!

 

Mez.80: 8 Mısır'dan bir asma çubuğu getirdin,

Ulusları kovup onu diktin.

 

Mez.80: 9 Onun için toprağı hazırladın,

Kök saldı, bütün ülkeye yayıldı.

 

Mez.80: 10 Gölgesi dağları,

Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.

 

Mez.80: 11 Sürgünleri Akdeniz'e,

Filizleri Fırat'a dek uzandı.

 

Mez.80: 12 Niçin yıktın bağın duvarlarını?

Yoldan geçen herkes üzümünü koparıyor,

 

Mez.80: 13 Orman domuzları onu yoluyor,

Yabanıl hayvanlar onunla besleniyor.

 

Mez.80: 14 Ey Her Şeye Egemen Tanrı, ne olur, dön bize!

Göklerden bak ve gör,

İlgilen bu asmayla.

 

Mez.80: 15 İlgilen sağ elinin diktiği filizle,

Kendine seçtiğin oğulla!

 

Mez.80: 16 Asman kesilmiş, yakılmış,

Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!

 

Mez.80: 17 Elin, sağ kolun olan adamın üzerinde,

Kendine seçtiğin insanın üzerinde olsun!

 

Mez.80: 18 O zaman senden asla ayrılmayacağız;

Yaşam ver bize, adını analım!

 

Mez.80: 19 Ya RAB, ey Her Şeye Egemen Tanrı,

Bizi eski halimize kavuştur,

Yüzünün ışığıyla aydınlat, kurtulalım!

 

81. Mezmur

Müzik şefi için - Gittit üzerine - Asaf'ın mezmuru

 

BÖLÜM 81

 

Mez.81: 1 Sevincinizi dile getirin gücümüz olan Tanrı'ya,

Sevinç çığlıkları atın Yakup'un Tanrısı'na!

 

Mez.81: 2 Çalgıya başlayın, tef çalın,

Tatlı sesli lir ve çenk çınlatın.

 

Mez.81: 3 Yeni Ay'da, dolunayda,

Boru çalın bayram günümüzde.

 

Mez.81: 4 Çünkü bu İsrail için bir kuraldır,

Yakup'un Tanrısı'nın ilkesidir.

 

Mez.81: 5 Tanrı Mısır'a karşı yürüdüğünde,

Yusuf soyuna koydu bu koşulu.

Orada tanımadığım bir ses işittim:

 

Mez.81: 6 "Sırtındaki yükü kaldırdım,

Ellerin küfeden kurtuldu" diyordu,

 

Mez.81: 7 "Sıkıntıya düşünce seslendin, seni kurtardım,

Gök gürlemesinin ardından sana yanıt verdim,

Meriva*fj* sularında seni sınadım. *

D Not 81:7 "Meriva": "Çıkışma" anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).

 

Mez.81: 8 "Dinle, ey halkım, seni uyarıyorum;

Ey İsrail, keşke beni dinlesen!

 

Mez.81: 9 Aranızda yabancı ilah olmasın,

Başka bir ilaha tapmayın!

 

Mez.81: 10 Seni Mısır'dan çıkaran

Tanrın RAB benim.

Ağzını iyice aç, doldurayım!

 

Mez.81: 11 "Ama halkım sesimi dinlemedi,

İsrail bana boyun eğmek istemedi.

 

Mez.81: 12 Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım,

Bildikleri gibi yaşasınlar diye.

 

Mez.81: 13 Keşke halkım beni dinleseydi,

İsrail yollarımda yürüseydi!

 

Mez.81: 14 Düşmanlarını hemen yere serer,

Hasımlarına el kaldırırdım!

 

Mez.81: 15 Benden nefret edenler bana boyun eğerdi,

Bu böyle sonsuza dek sürerdi.

 

Mez.81: 16 Oysa sizleri en iyi buğdayla besler,

Kayadan akan balla doyururdum."

 

82. Mezmur

Asaf'ın mezmuru

 

BÖLÜM 82

 

Mez.82: 1 Tanrı yerini aldı tanrısal kurulda*fk*,

Yargısını açıklıyor ilahların ortasında:

D Not 82:1 "Tanrısal kurulda" ya da "Yargıçlar topluluğunda".

 

Mez.82: 2 "Ne zamana dek haksız karar verecek,

Kötüleri kayıracaksınız? *

 

Mez.82: 3 Zayıfın, öksüzün davasını savunun,

Mazlumun, yoksulun hakkını arayın.

 

Mez.82: 4 Zayıfı, düşkünü kurtarın,

Onları kötülerin elinden özgür kılın."

 

Mez.82: 5 Bilmiyor, anlamıyorlar,

Karanlıkta dolaşıyorlar.

Yeryüzünün temelleri sarsılıyor.

 

Mez.82: 6 "'Siz ilahlarsınız diyorum,

'Yüceler Yücesi'nin oğullarısınız hepiniz!

 

Mez.82: 7 Yine de insanlar gibi öleceksiniz,

Sıradan bir önder gibi düşeceksiniz!"

 

Mez.82: 8 Kalk, ey Tanrı, yargıla yeryüzünü!

Çünkü bütün uluslar senindir.

 

83. Mezmur

İlahi - Asaf'ın mezmuru

 

BÖLÜM 83

 

Mez.83: 1 Ey Tanrı, susma,

Sessiz, hareketsiz kalma!

 

Mez.83: 2 Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor,

Senden nefret edenler boy gösteriyor.

 

Mez.83: 3 Halkına karşı kurnazlık peşindeler,

Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.

 

Mez.83: 4 "Gelin, bu ulusun kökünü kazıyalım" diyorlar,

"İsrail'in adı bir daha anılmasın!"

 

Mez.83: 5 Hepsi sözbirliği etmiş, düzen kuruyor,

Sana karşı anlaşmaya vardı:

 

Mez.83: 6 Edomlular, İsmaililer,

Moavlılar, Hacerliler,

 

Mez.83: 7 Geval, Ammon, Amalek,

Filist ve Sur halkı.

 

Mez.83: 8 Asur da onlara katıldı,

Lutoğulları'na güç verdiler. *

 

Mez.83: 9 Onlara Midyan'a,

Kişon Vadisi'nde Sisera'ya ve Yavin'e yaptığını yap:

 

Mez.83: 10 Onlar Eyn-Dor'da yok oldular,

Toprak için gübreye döndüler.

 

Mez.83: 11 Onların soylularına Orev ve Zeev'e yaptığını,

Beylerine Zevah ve Salmunna'ya yaptığını yap.

 

Mez.83: 12 Onlar: "Gelin, sahiplenelim

Tanrı'nın otlaklarını" demişlerdi.

 

Mez.83: 13 Ey Tanrım, savrulan toza,

Rüzgarın sürüklediği saman çöpüne çevir onları!

 

Mez.83: 14 Orman yangını gibi,

Dağları tutuşturan alev gibi,

 

Mez.83: 15 Fırtınanla kovala,

Kasırganla dehşete düşür onları!

 

Mez.83: 16 Utançla kapla yüzlerini,

Sana yönelsinler, ya RAB.

 

Mez.83: 17 Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar,

Rezil olup yok olsunlar.

 

Mez.83: 18 Senin adın RAB'dir,

Anlasınlar yalnız senin yeryüzüne egemen en yüce Tanrı

olduğunu.

 

84. Mezmur

Müzik şefi için - Gittit üzerine - Korahoğulları'nın mezmuru

 

BÖLÜM 84

 

Mez.84: 1 Ey Her Şeye Egemen RAB,

Ne kadar severim konutunu!

 

Mez.84: 2 Canım senin avlularını özlüyor,

İçim çekiyor,

Yüreğim, bütün varlığım

Sana, yaşayan Tanrı'ya sevinçle haykırıyor.

 

Mez.84: 3 Kuşlar bile bir yuva,

Kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer buldu

Senin sunaklarının yanında,

Ey Her Şeye Egemen RAB, Kralım ve Tanrım!

 

Mez.84: 4 Ne mutlu senin evinde oturanlara,

Seni sürekli överler! *

 

Mez.84: 5 Ne mutlu gücünü senden alan insana!

Aklı hep Siyon'u ziyaret etmekte.

 

Mez.84: 6 Baka Vadisi'nden geçerken,

Pınar başına çevirirler orayı,

İlk yağmurlar orayı berekete boğar.

 

Mez.84: 7 Gittikçe güçlenir,

Siyon'da Tanrı'nın huzuruna çıkarlar.

 

Mez.84: 8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı, duamı dinle,

Kulak ver, ey Yakup'un Tanrısı!

 

Mez.84: 9 Ey Tanrı, kalkanımıza bak,

Meshettiğin* krala lütfet!

 

Mez.84: 10 Senin avlularında bir gün,

Başka yerdeki bin günden iyidir;

Kötülerin çadırında yaşamaktansa,

Tanrım'ın evinin eşiğinde durmayı yeğlerim.

 

Mez.84: 11 Çünkü RAB Tanrı bir güneş, bir kalkandır.

Lütuf ve yücelik sağlar;

Dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez.

 

Mez.84: 12 Ey Her Şeye Egemen RAB,

Ne mutlu sana güvenen insana!

 

85. Mezmur

Müzik şefi için - Korahoğulları'nın mezmuru

 

BÖLÜM 85

 

Mez.85: 1 Ya RAB, ülkenden hoşnut kaldın,

Yakup soyunu eski gönencine kavuşturdun.

 

Mez.85: 2 Halkının suçlarını bağışladın,

Bütün günahlarını yok saydın. *

 

Mez.85: 3 Bütün gazabını bir yana koydun,

Kızgın öfkenden vazgeçtin.

 

Mez.85: 4 Ey bizi kurtaran Tanrı, bizi eski halimize getir,

Bize karşı öfkeni dindir!

 

Mez.85: 5 Sonsuza dek mi öfkeleneceksin bize?

Kuşaktan kuşağa mı sürdüreceksin öfkeni?

 

Mez.85: 6 Halkın sende sevinç bulsun diye

Bize yeniden yaşam vermeyecek misin?

 

Mez.85: 7 Ya RAB, sevgini göster bize,

Kurtarışını bağışla!

 

Mez.85: 8 Kulak vereceğim RAB Tanrı'nın ne diyeceğine;

Halkına, sadık kullarına esenlik sözü verecek,

Yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler.

 

Mez.85: 9 Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir,

Görkemi ülkemizde yaşasın diye.

 

Mez.85: 10 Sevgiyle sadakat buluşacak,

Doğrulukla esenlik öpüşecek.

 

Mez.85: 11 Sadakat yerden bitecek,

Doğruluk gökten bakacak.

 

Mez.85: 12 Ve RAB iyi olan neyse, onu verecek,

Toprağımızdan ürün fışkıracak.

 

Mez.85: 13 Doğruluk önüsıra yürüyecek,

Adımları için yol yapacak.

 

86. Mezmur

Davut'un duası

 

BÖLÜM 86

 

Mez.86: 1 Kulak ver, ya RAB, yanıtla beni,

Çünkü mazlum ve yoksulum.

 

Mez.86: 2 Koru canımı, çünkü senin sadık kulunum.

Ey Tanrım, kurtar sana güvenen kulunu!

 

Mez.86: 3 Acı bana, ya Rab,

Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.

 

Mez.86: 4 Sevindir kulunu, ya Rab,

Çünkü dualarımı sana yükseltiyorum.

 

Mez.86: 5 Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab,

Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin.

 

Mez.86: 6 Kulak ver duama, ya RAB,

Yalvarışlarımı dikkate al!

 

Mez.86: 7 Sıkıntılı günümde sana yakarırım,

Çünkü yanıtlarsın beni.

 

Mez.86: 8 İlahlar arasında senin gibisi yok, ya Rab,

Eşsizdir işlerin.

 

Mez.86: 9 Yarattığın bütün uluslar gelip

Sana tapınacaklar, ya Rab,

Adını yüceltecekler.

 

Mez.86: 10 Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın,

Tek Tanrı sensin.

 

Mez.86: 11 Ya RAB, yolunu bana öğret,

Senin gerçeğine göre yürüyeyim,

Kararlı kıl beni, yalnız senin adından korkayım.

 

Mez.86: 12 Ya Rab Tanrım, bütün yüreğimle sana şükredeceğim,

Adını sonsuza dek yücelteceğim.

 

Mez.86: 13 Çünkü bana sevgin büyüktür,

Canımı ölüler diyarının derinliklerinden sen kurtardın.

 

Mez.86: 14 Ey Tanrı, küstahlar bana saldırıyor,

Zorbalar sürüsü, sana aldırmayanlar

Canımı almak istiyor,

 

Mez.86: 15 Oysa sen, ya Rab,

Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen,

Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrı'sın.

 

Mez.86: 16 Yönel bana, acı halime,

Kuluna kendi gücünü ver,

Kurtar hizmetçinin oğlunu.

 

Mez.86: 17 İyiliğinin bir belirtisini göster bana;

Benden nefret edenler görüp utansın;

Çünkü sen, ya RAB, bana yardım ettin,

Beni avuttun.

 

87. Mezmur

Korahoğulları'nın mezmuru - İlahi

 

BÖLÜM 87

 

Mez.87: 1 RAB Siyon'u kutsal dağlar üzerine kurdu.

 

Mez.87: 2 Siyon'un kapılarını

Yakup soyunun bütün konutlarından daha çok sever.

 

Mez.87: 3 Ey Tanrı kenti, senin için ne yüce sözler söylenir: *

 

Mez.87: 4 "Beni tanıyanlar arasında

Rahav*fl* ve Babil'i anacağım,

Filist'i, Sur'u, Kûş'u* da;

'Bu da Siyon'da doğdu diyeceğim."

87:4 "Rahav": Mısır'ı simgeliyor.

 

Mez.87: 5 Evet, Siyon için şöyle denecek:

"Şu da orada doğmuş, bu da,

Yüceler Yücesi onu sarsılmaz kılacak."

 

Mez.87: 6 RAB halkları kaydederken,

"Bu da Siyon'da doğmuş" diye yazacak.

 

Mez.87: 7 Okuyucular, kavalcılar,

"Bütün kaynaklarım sendedir!" diyecek.

 

88. Mezmur

Korahoğulları'nın mezmuru - İlahi - Müzik şefi için - "Mahalat Leannot" makamında

Ezrahlı Heman'ın Maskili

 

BÖLÜM 88

 

Mez.88: 1 Ya RAB, beni kurtaran Tanrı,

Gece gündüz sana yakarıyorum.

 

Mez.88: 2 Duam sana erişsin,

Kulak ver yakarışıma.

 

Mez.88: 3 Çünkü sıkıntıya doydum,

Canım ölüler diyarına yaklaştı.

 

Mez.88: 4 Ölüm çukuruna inenler arasında sayılıyorum,

Tükenmiş gibiyim;

 

Mez.88: 5 Ölüler arasına atılmış,

Artık anımsamadığın,

İlginden yoksun,

Mezarda yatan cesetler gibiyim.

 

Mez.88: 6 Beni çukurun dibine,

Karanlıklara, derinliklere attın.

 

Mez.88: 7 Öfken üzerime çöktü,

Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. *

 

Mez.88: 8 Yakınlarımı benden uzaklaştırdın,

İğrenç kıldın beni gözlerinde.

Kapalı kaldım, çıkamıyorum.

 

Mez.88: 9 Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor,

Her gün sana yakarıyorum, ya RAB,

Ellerimi sana açıyorum.

 

Mez.88: 10 Harikalarını ölülere mi göstereceksin?

Ölüler mi kalkıp seni övecek?

 

Mez.88: 11 Sevgin mezarda,

Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?

 

Mez.88: 12 Karanlıklarda harikaların,

Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?

 

Mez.88: 13 Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni,

Sabah duam sana varıyor.

 

Mez.88: 14 Niçin beni reddediyorsun, ya RAB,

Neden yüzünü benden gizliyorsun?

 

Mez.88: 15 Düşkünüm, gençliğimden beri ölümle burun burunayım,

Dehşetlerinin altında tükendim.

 

Mez.88: 16 Şiddetli gazabın üzerimden geçti,

Saçtığın dehşet beni yedi bitirdi.

 

Mez.88: 17 Bütün gün su gibi kuşattılar beni,

Çevremi tümüyle sardılar.

 

Mez.88: 18 Eşi dostu benden uzaklaştırdın,

Tek dostum karanlık kaldı.

 

89. Mezmur

Ezrahlı Eytan'ın Maskili

 

BÖLÜM 89

 

Mez.89: 1 RAB'bin sevgisini sonsuza dek ezgilerle öveceğim,

Sadakatini bütün kuşaklara bildireceğim.

 

Mez.89: 2 Sevgin sonsuza dek ayakta kalır diyeceğim,

Sadakatini gökler kadar kalıcı kıldın.

 

Mez.89: 3 Dedin ki, "Seçtiğim adamla antlaşma yaptım,

Kulum Davut'a şöyle ant içtim:

 

Mez.89: 4 'Soyunu sonsuza dek sürdüreceğim,

Tahtını kuşaklar boyunca sürekli kılacağım." *

 

Mez.89: 5 Ya RAB, gökler över harikalarını,

Kutsallar topluluğunda övülür sadakatin.

 

Mez.89: 6 Çünkü göklerde RAB'be kim eş koşulur?

Kim benzer RAB'be ilahi varlıklar arasında?

 

Mez.89: 7 Kutsallar topluluğunda Tanrı korku uyandırır,

Çevresindekilerin hepsinden ulu ve müthiştir.

 

Mez.89: 8 Ya RAB, Her Şeye Egemen Tanrı,

Senin gibi güçlü RAB var mı?

Sadakatin çevreni sarar.

 

Mez.89: 9 Sen kudurmuş denizler üzerinde egemenlik sürer,

Dalgalar kabardıkça onları dindirirsin.

 

Mez.89: 10 Sen Rahav'ı*fm* leş ezer gibi ezdin,

Güçlü kolunla düşmanlarını dağıttın.

D Not 89:10 "Rahav": Deniz, deniz canavarı ya da Mısır gibi güçlü

düşmanları kastediyor.

 

Mez.89: 11 Gökler senindir, yeryüzü de senin;

Dünyanın ve içindeki her şeyin temelini sen attın.

 

Mez.89: 12 Kuzeyi, güneyi sen yarattın,

Tavor ve Hermon dağları

Sana sevincini dile getiriyor.

 

Mez.89: 13 Kolun güçlüdür,

Elin kudretli, sağ elin yüce.

 

Mez.89: 14 Tahtın adalet ve doğruluk üzerine kurulu,

Sevgi ve sadakat önünsıra gider.

 

Mez.89: 15 Ne mutlu sevinç çığlıkları atmasını bilen halka, ya RAB!

Yüzünün ışığında yürürler.

 

Mez.89: 16 Gün boyu senin adınla sevinir,

Doğruluğunla yücelirler.

 

Mez.89: 17 Çünkü sen onların gücü ve yüceliğisin,

Lütfun sayesinde gücümüz artar.

 

Mez.89: 18 Kalkanımız RAB'be,

Kralımız İsrail'in Kutsalı'na aittir.

 

Mez.89: 19 Geçmişte bir görüm aracılığıyla,

Sadık kullarına şöyle dedin:

"Bir yiğide yardım ettim,

Halkın içinden bir genci yükselttim.

 

Mez.89: 20 Kulum Davut'u buldum,

Kutsal yağımla onu meshettim*.

 

Mez.89: 21 Elim ona destek olacak,

Kolum güç verecek.

 

Mez.89: 22 Düşman onu haraca bağlayamayacak*fn*,

Kötüler onu ezmeyecek.

D Not 89:22 "Haraca bağlayamayacak" ya da "Aldatamayacak".

 

Mez.89: 23 Düşmanlarını onun önünde kıracağım,

Ondan nefret edenleri vuracağım.

 

Mez.89: 24 Sadakatim, sevgim ona destek olacak,

Benim adımla gücü yükselecek.

 

Mez.89: 25 Sağ elini denizin,

Irmakların üzerine egemen kılacağım.

 

Mez.89: 26 'Babam sensin diye seslenecek bana,

'Tanrım, kurtuluşumun kayası.

 

Mez.89: 27 Ben de onu ilk oğlum,

Dünyadaki kralların en yücesi kılacağım.

 

Mez.89: 28 Sonsuza dek ona sevgi göstereceğim,

Onunla yaptığım antlaşma hiç bozulmayacak.

 

Mez.89: 29 Soyunu sonsuza dek,

Tahtını gökler durduğu sürece sürdüreceğim.

 

Mez.89: 30 "Çocukları yasamdan ayrılır,

İlkelerime göre yaşamazsa;

 

Mez.89: 31 Kurallarımı bozar,

Buyruklarıma uymazsa,

 

Mez.89: 32 İsyanlarını sopayla,

Suçlarını dayakla cezalandıracağım.

 

Mez.89: 33 Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek,

Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.

 

Mez.89: 34 Antlaşmamı bozmayacak,

Ağzımdan çıkan sözü değiştirmeyeceğim.

 

Mez.89: 35 Bir kez kutsallığım üstüne ant içtim,

Davut'a yalan söylemeyeceğim.

 

Mez.89: 36 Onun soyu sonsuza dek sürecek,

Tahtı karşımda güneş gibi duracak,

 

Mez.89: 37 Göklerde güvenilir bir tanık olan ay gibi

Sonsuza dek kalacak."

 

Mez.89: 38 Ama sen reddettin, sırt çevirdin,

Çok öfkelendin meshettiğin* krala.

 

Mez.89: 39 Kulunla yaptığın antlaşmadan vazgeçtin,

Onun tacını yere atıp kirlettin.

 

Mez.89: 40 Yıktın bütün surlarını,

Viran ettin kalelerini.

 

Mez.89: 41 Yoldan geçen herkes onu yağmaladı,

Yüzkarası oldu komşularına.

 

Mez.89: 42 Hasımlarının sağ elini onun üstüne kaldırdın,

Bütün düşmanlarını sevindirdin.

 

Mez.89: 43 Kılıcının ağzını başka yöne çevirdin,

Savaşta ona yan çıkmadın.

 

Mez.89: 44 Görkemine son verdin,

Tahtını yere çaldın.

 

Mez.89: 45 Gençlik günlerini kısalttın,

Onu utanca boğdun.

 

Mez.89: 46 Ne zamana dek, ya RAB?

Sonsuza dek mi gizleneceksin?

Ne zamana dek öfken alev alev yanacak?

 

Mez.89: 47 Anımsa ömrümün ne çabuk geçtiğini,

Ne boş yaratmışsın insanoğlunu!

 

Mez.89: 48 Var mı yaşayıp da ölümü görmeyen,

Ölüler diyarının pençesinden canını kurtaran?

 

Mez.89: 49 Ya Rab, nerede o eski sevgin?

Davut'a göstereceğine ant içtiğin o sadık sevgin!

 

Mez.89: 50-51 Anımsa, ya Rab, kullarının nasıl rezil olduğunu,

Bütün halkların hakaretini bağrımda nasıl taşıdığımı,

Düşmanlarının hakaretini, ya RAB,

Meshettiğin kralın attığı adıma edilen hakaretleri.

 

Mez.89: 52 Sonsuza dek övgüler olsun RAB'be!

Amin! Amin!

 

4.KİTAP

 

90. Mezmur

Tanrı adamı Musa'nın duası

 

BÖLÜM 90

 

Mez.90: 1 Ya Rab, barınak oldun bize

Kuşaklar boyunca.

 

Mez.90: 2 Dağlar var olmadan,

Daha evreni ve dünyayı yaratmadan,

Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.

 

Mez.90: 3 İnsanı toprağa döndürürsün,

"Ey insanoğulları, toprağa dönün!" diyerek.

 

Mez.90: 4 Çünkü senin gözünde bin yıl

Geçmiş bir gün, dün gibi,

Bir gece nöbeti gibidir.

 

Mez.90: 5 İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün,

Sabah biten ot misali:

 

Mez.90: 6 Sabah filizlenir, büyür,

Akşam solar, kurur.

 

Mez.90: 7 Eriyip bitiyoruz senin öfkenden,

Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.

 

Mez.90: 8 Suçlarımızı önüne,

Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.

 

Mez.90: 9 Gazabından kısalıyor günlerimiz,

Bir soluk gibi tükeniyor yıllarımız.

 

Mez.90: 10 Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor,

Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak;

En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor,

Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz.

 

Mez.90: 11 Kim bilir gazabının gücünü?

Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür.

 

Mez.90: 12 Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki,

Bilgelik kazanalım.

 

Mez.90: 13 Vazgeç, ya RAB! Öfken ne zamana dek sürecek?

Acı kullarına!

 

Mez.90: 14 Sabah bizi sevginle doyur,

Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım.

 

Mez.90: 15 Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa,

Kaç yıl çile çektirdinse,

O kadar sevindir bizi.

 

Mez.90: 16 Yaptıkların kullarına,

Görkemin onların çocuklarına görünsün.

 

Mez.90: 17 Tanrımız Rab bizden hoşnut kalsın.

Ellerimizin emeğini boşa çıkarma.

Evet, ellerimizin emeğini boşa çıkarma.

 

91. Mezmur

 

BÖLÜM 91

 

Mez.91: 1 Yüceler Yücesi'nin barınağında oturan,

Her Şeye Gücü Yeten'in gölgesinde barınır.

 

Mez.91: 2 "O benim sığınağım, kalemdir" derim RAB için,

"Tanrım'dır, O'na güvenirim."

 

Mez.91: 3 Çünkü O seni avcı tuzağından,

Ölümcül hastalıktan kurtarır.

 

Mez.91: 4 Seni kanatlarının altına alır,

Onların altına sığınırsın.

O'nun sadakati senin kalkanın, siperin olur.

 

Mez.91: 5-6 Ne gecenin dehşetinden korkarsın,

Ne gündüz uçan oktan,

Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan,

Ne de öğleyin yok eden kırgından.

 

Mez.91: 7 Yanında bin kişi,

Sağında on bin kişi kırılsa bile,

Sana dokunmaz.

 

Mez.91: 8 Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek,

Kötülerin cezasını göreceksin.

 

Mez.91: 9 Sen RAB'bi kendine sığınak,

Yüceler Yücesi'ni konut edindiğin için,

 

Mez.91: 10 Başına kötülük gelmeyecek,

Çadırına felaket yaklaşmayacak.

 

Mez.91: 11 Çünkü Tanrı meleklerine buyruk verecek,

Gideceğin her yerde seni korusunlar diye.

 

Mez.91: 12 Elleri üzerinde taşıyacaklar seni,

Ayağın bir taşa çarpmasın diye.

 

Mez.91: 13 Aslanın, kobranın üzerine basıp geçeceksin,

Genç aslanı, yılanı çiğneyeceksin.

 

Mez.91: 14 "Beni sevdiği için

Onu kurtaracağım" diyor RAB,

"Beni iyi tanıdığı için

Ona kale olacağım.

 

Mez.91: 15 Bana seslenince onu yanıtlayacağım,

Sıkıntıda onun yanında olacağım,

Kurtarıp yücelteceğim onu.

 

Mez.91: 16 Onu uzun ömürle doyuracak,

Ona kurtarışımı göstereceğim."

 

92. Mezmur

Mezmur - Şabat Günü* için ilahi

 

BÖLÜM 92

 

Mez.92: 1-3 Ya RAB, sana şükretmek,

Ey Yüceler Yücesi, adını ilahilerle övmek,

Sabah sevgini,

Gece sadakatini,

On telli sazla, çenk ve lirle duyurmak ne güzel!

 

Mez.92: 4 Çünkü yaptıklarınla beni sevindirdin, ya RAB,

Ellerinin işi karşısında sevinç ilahileri okuyorum.

 

Mez.92: 5 Yaptıkların ne büyüktür, ya RAB,

Düşüncelerin ne derin!

 

Mez.92: 6 Aptal insan bilemez,

Budala akıl erdiremez:

 

Mez.92: 7 Kötüler mantar gibi bitse,

Suçlular pıtrak gibi açsa bile,

Bu onların sonsuza dek yok oluşu demektir.

 

Mez.92: 8 Ama sen sonsuza dek yücesin, ya RAB.

 

Mez.92: 9 Ya RAB, düşmanların kesinlikle,

Evet, kesinlikle yok olacak,

Suç işleyen herkes dağılacak.

 

Mez.92: 10 Beni yaban öküzü kadar güçlü kıldın,

Taze zeytinyağını başıma döktün.

 

Mez.92: 11 Gözlerim düşmanlarımın bozgununu gördü,

Kulaklarım bana saldıran kötülerin sonunu duydu.

 

Mez.92: 12 Doğru insan hurma ağacı gibi serpilecek,

Lübnan sediri gibi yükselecek.

 

Mez.92: 13 RAB'bin evinde dikilmiş,

Tanrımız'ın avlularında serpilecek.

 

Mez.92: 14 Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek,

Taptaze ve yeşil kalacaklar.

 

Mez.92: 15 "RAB doğrudur! Kayamdır benim!

O'nda haksızlık bulunmaz!" diye duyuracaklar.

 

93. Mezmur

 

BÖLÜM 93

 

Mez.93: 1 RAB egemenlik sürüyor, görkeme bürünmüş,

Kudret giyinip kuşanmış.

Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.

 

Mez.93: 2 Ya RAB, tahtın öteden beri kurulmuş,

Varlığın öncesizliğe uzanır.

 

Mez.93: 3 Denizler gürlüyor, ya RAB,

Denizler gümbür gümbür gürlüyor,

Denizler dalgalarını çınlatıyor.

 

Mez.93: 4 Yücelerdeki RAB engin suların gürleyişinden,

Denizlerin azgın dalgalarından

Daha güçlüdür.

 

Mez.93: 5 Koşulların hep geçerlidir;

Tapınağına kutsallık yaraşır

Sonsuza dek, ya RAB.

 

94. Mezmur

 

BÖLÜM 94

 

Mez.94: 1 Ya RAB, öç alıcı Tanrı,

Saç ışığını, ey öç alıcı Tanrı!

 

Mez.94: 2 Kalk, ey yeryüzünün yargıcı,

Küstahlara hak ettikleri cezayı ver!

 

Mez.94: 3 Kötüler ne zamana dek, ya RAB,

Ne zamana dek sevinip coşacak?

 

Mez.94: 4 Ağızlarından küstahlık dökülüyor,

Suç işleyen herkes övünüyor.

 

Mez.94: 5 Halkını eziyorlar, ya RAB,

Kendi halkına eziyet ediyorlar.

 

Mez.94: 6 Dulu, garibi boğazlıyor,

Öksüzleri öldürüyorlar.

 

Mez.94: 7 "RAB görmez" diyorlar,

"Yakup'un Tanrısı dikkat etmez."

 

Mez.94: 8 Ey halkın içindeki budalalar, dikkat edin;

Ey aptallar, ne zaman akıllanacaksınız?

 

Mez.94: 9 Kulağı yaratan işitmez mi?

Göze biçim veren görmez mi?

 

Mez.94: 10 Ulusları yola getiren yargılamaz mı?

İnsanı eğiten bilmez mi?

 

Mez.94: 11 RAB insanın düşüncelerinin

Boş olduğunu bilir.

 

Mez.94: 12 Ne mutlu, ya RAB, yola getirdiğin,

Yasanı öğrettiğin insana!

 

Mez.94: 13 Kötüler için çukur kazılıncaya dek,

Onu sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın.

 

Mez.94: 14 Çünkü RAB halkını reddetmez,

Kendi halkını terk etmez.

 

Mez.94: 15 Adalet yine doğruluk üzerine kurulacak,

Yüreği temiz olan herkes ona uyacak.

 

Mez.94: 16 Kötülere karşı beni kim savunacak?

Kim benim için suçlulara karşı duracak?

 

Mez.94: 17 RAB yardımcım olmasaydı,

Şimdiye dek sessizlik diyarına göçmüştüm bile.

 

Mez.94: 18 "Ayağım kayıyor" dediğimde,

Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.

 

Mez.94: 19 Kaygılar içimi sarınca,

Senin avutmaların gönlümü sevindirir.

 

Mez.94: 20 Yasaya dayanarak haksızlık yapan koltuk sahibi

Seninle bağdaşır mı?

 

Mez.94: 21 Onlar doğruya karşı birleşiyor,

Suçsuzu ölüme mahkûm ediyorlar.

 

Mez.94: 22 Ama RAB bana kale oldu,

Tanrım sığındığım kaya oldu.

 

Mez.94: 23 Tanrımız RAB yaptıkları kötülüğü

Kendi başlarına getirecek,

Kötülükleri yüzünden köklerini kurutacak,

Evet, köklerini kurutacak.

 

95. Mezmur

 

BÖLÜM 95

 

Mez.95: 1 Gelin, RAB'be sevinçle haykıralım,

Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,

 

Mez.95: 2 Şükranla huzuruna çıkalım,

O'na sevinç ilahileri yükseltelim!

 

Mez.95: 3 Çünkü RAB ulu Tanrı'dır,

Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.

 

Mez.95: 4 Yerin derinlikleri O'nun elindedir,

Dağların dorukları da O'nun.

 

Mez.95: 5 Deniz O'nundur, çünkü O yarattı,

Karaya da O'nun elleri biçim verdi.

 

Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim,

Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim.

 

Mez.95: 7 Çünkü O Tanrımız'dır,

Bizse O'nun otlağının halkı,

Elinin altındaki koyunlarız.

Bugün sesini duyarsanız,

 

Mez.95: 8 Meriva'da*fo*, o gün çölde, Massa'da*fö* olduğu gibi,

Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.

D Not 95:8 "Meriva": "Çıkışma" anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).

95:8 "Massa": "Deneme" anlamına gelir (bkz. Çık.17:7).

 

Mez.95: 9 Yaptıklarımı görmelerine karşın,

Atalarınız orada beni sınayıp denediler.

 

Mez.95: 10 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim,

"Yüreği kötü yola sapan bir halktır" dedim,

"Yollarımı bilmiyorlar."

 

Mez.95: 11 Bu yüzden öfkeyle ant içtim:

"Huzur diyarıma*fp* asla girmeyecekler!"

D Not 95:11 "Huzur diyarıma", yani "Vaat edilen toprağa"

(bkz. Say.14:26-35; İbr.4:1-7).

 

96. Mezmur

(1Ta.16:23-33)

 

BÖLÜM 96

 

Mez.96: 1 Yeni bir ezgi söyleyin RAB'be!

Ey bütün dünya, RAB'be ezgiler söyleyin!

 

Mez.96: 2 Ezgi söyleyin, RAB'bin adını övün,

Her gün duyurun kurtarışını!

 

Mez.96: 3 Görkemini uluslara,

Harikalarını bütün halklara anlatın!

 

Mez.96: 4 Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer,

İlahlardan çok O'ndan korkulur.

 

Mez.96: 5 Halkların bütün ilahları bir hiçtir,

Oysa gökleri yaratan RAB'dir.

 

Mez.96: 6 Yücelik, ululuk O'nun huzurundadır,

Güç ve güzellik O'nun tapınağındadır.

 

Mez.96: 7 Ey bütün halklar, RAB'bi övün,

RAB'bin gücünü, yüceliğini övün,

 

Mez.96: 8 RAB'bin görkemini adına yaraşır biçimde övün,

Sunular getirip avlularına girin!

 

Mez.96: 9 Kutsal giysiler içinde RAB'be tapının!

Titreyin O'nun önünde, ey bütün yeryüzündekiler!

 

Mez.96: 10 Uluslara, "RAB egemenlik sürüyor" deyin.

Dünya sağlam kurulmuş, sarsılmaz.

O halkları adaletle yargılar.

 

Mez.96: 11 Sevinsin gökler, coşsun yeryüzü!

Gürlesin deniz içindekilerle birlikte!

 

Mez.96: 12-13 Bayram etsin kırlar ve üzerindekiler!

O zaman RAB'bin önünde bütün orman ağaçları

Sevinçle haykıracak.

Çünkü O geliyor!

Yeryüzünü yargılamaya geliyor.

Dünyayı adaletle,

Halkları kendi gerçeğiyle yönetecek.

 

97. Mezmur

 

BÖLÜM 97

 

Mez.97: 1 RAB egemenlik sürüyor, coşsun yeryüzü,

Bütün kıyı halkları sevinsin!

 

Mez.97: 2 Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini,

Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.

 

Mez.97: 3 Ateş yürüyor O'nun önünde,

Düşmanlarını yakıyor çevrede.

 

Mez.97: 4 Şimşekleri dünyayı aydınlatır,

Yeryüzü görüp titrer.

 

Mez.97: 5 Dağlar balmumu gibi erir,

RAB'bin, bütün yeryüzünün Rab'bi önünde.

 

Mez.97: 6 Gökler O'nun doğruluğunu duyurur,

Bütün halklar görkemini görür.

 

Mez.97: 7 Utansın puta tapanlar,

Değersiz putlarla övünenler!

RAB'be tapın, ey bütün ilahlar!

 

Mez.97: 8 Siyon seviniyor yargılarını duyunca, ya RAB,

Yahuda kentleri coşuyor.

 

Mez.97: 9 Çünkü sensin, ya RAB, bütün yeryüzünün en yücesi,

Bütün ilahların üstündesin, çok ulusun.

 

Mez.97: 10 Ey sizler, RAB'bi sevenler, kötülükten tiksinin.

O sadık kullarının canını korur,

Onları kötülerin elinden kurtarır.

 

Mez.97: 11 Doğrulara ışık,

Temiz yüreklilere sevinç saçar.

 

Mez.97: 12 Ey doğrular, RAB'de sevinç bulun,

Kutsallığını anarak O'na şükredin!

 

98. Mezmur

Mezmur

 

BÖLÜM 98

 

Mez.98: 1 Yeni bir ezgi söyleyin RAB'be.

Çünkü harikalar yaptı,

Zaferler kazandı sağ eli ve kutsal koluyla.

 

Mez.98: 2 RAB ulusların gözü önüne serdi kurtarışını,

Zaferini bildirdi.

 

Mez.98: 3 İsrail halkına sevgisini,

Sadakatini anımsadı;

Tanrımız'ın zaferini gördü dünyanın dört bucağı.

 

Mez.98: 4 Sevinç çığlıkları yükseltin RAB'be, ey yeryüzündekiler!

Sevinç ilahileriyle yeri göğü çınlatın!

 

Mez.98: 5 Lirle ezgiler sunun RAB'be,

Lir ve müzik eşliğinde!

 

Mez.98: 6 Boru ve borazan eşliğinde

Sevinç çığlıkları atın Kral olan RAB'bin önünde.

 

Mez.98: 7 Gürlesin deniz ve içindekiler,

Gürlesin yeryüzü ve üzerindekiler.

 

Mez.98: 8-9 El çırpsın ırmaklar,

Sevinçle haykırsın dağlar

RAB'bin önünde!

Çünkü O geliyor

Yeryüzünü yönetmeye.

Dünyayı adaletle,

Halkları doğrulukla yönetecek.

 

99. Mezmur

 

BÖLÜM 99

 

Mez.99: 1 RAB egemenlik sürüyor, titresin halklar!

Keruvlar* arasında tahtına oturmuş,

Sarsılsın yeryüzü!

 

Mez.99: 2 RAB Siyon'da uludur,

Yücedir O, bütün halklara egemendir.

 

Mez.99: 3 Övsünler büyük, müthiş adını!

O kutsaldır.

 

Mez.99: 4 Ey adaleti seven güçlü kral,

Eşitliği sen sağladın,

Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın.

 

Mez.99: 5 Yüceltin Tanrımız RAB'bi,

Ayaklarının taburesi önünde tapının!

O kutsaldır.

 

Mez.99: 6 Musa'yla Harun O'nun kâhinlerindendi,

Samuel de O'na yakaranlar arasında.

RAB'be seslenirlerdi,

O da yanıtlardı.

 

Mez.99: 7 Bulut sütunu içinden onlarla konuştu,

Uydular O'nun buyruklarına,

Kendilerine verdiği kurallara.

 

Mez.99: 8 Ya RAB Tanrımız, yanıt verdin onlara;

Bağışlayıcı bir Tanrı oldun,

Ama yaptıkları kötülüğü cezasız bırakmadın.

 

Mez.99: 9 Tanrımız RAB'bi yüceltin,

Tapının O'na kutsal dağında!

Çünkü Tanrımız RAB kutsaldır.

 

100. Mezmur

Mezmur - Şükretmek için

 

BÖLÜM 100

 

Mez.100: 1 Ey bütün dünya, RAB'be sevinç çığlıkları yükseltin!

 

Mez.100: 2 O'na neşeyle kulluk edin,

Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!

 

Mez.100: 3 Bilin ki RAB Tanrı'dır.

Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz*fr*,

O'nun halkı, otlağının koyunlarıyız.

D Not 100:3 "Biz de O'nunuz" ya da "Kendimiz değil".

 

Mez.100: 4 Kapılarına şükranla,

Avlularına övgüyle girin!

Şükredin O'na, adına övgüler sunun!

 

Mez.100: 5 Çünkü RAB iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

Sadakati kuşaklar boyunca sürer.

 

101. Mezmur

Davut'un mezmuru

 

BÖLÜM 101

 

Mez.101: 1 Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım,

Seni ilahilerle öveceğim, ya RAB.

 

Mez.101: 2 Dürüst davranmaya özen göstereceğim,

Ne zaman geleceksin bana?

Temiz bir yaşam süreceğim evimde,

 

Mez.101: 3 Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim.

Tiksinirim döneklerin işinden,

Etkilemez beni.

 

Mez.101: 4 Uzak olsun benden sapıklık,

Tanımak istemem kötülüğü.

 

Mez.101: 5 Yok ederim dostunu gizlice çekiştireni,

Katlanamam tepeden bakan, gururlu insana.

 

Mez.101: 6 Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak,

Yanımda oturmalarını isterim;

Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek.

 

Mez.101: 7 Dolap çeviren evimde oturmayacak,

Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak.

 

Mez.101: 8 Her sabah ülkedeki kötüleri yok ederek

Bütün haksızları RAB'bin kentinden söküp atacağım.

 

102. Mezmur

Zayıf düşünce derdini RAB'be döken mazlumun duası

 

BÖLÜM 102

 

Mez.102: 1 Ya RAB, duamı işit,

Yakarışım sana erişsin.

 

Mez.102: 2 Sıkıntılı günümde yüzünü benden gizleme,

Kulak ver sesime,

Seslenince yanıt ver bana hemen.

 

Mez.102: 3 Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor,

Kemiklerim ateş gibi yanıyor.

 

Mez.102: 4 Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu,

Ekmek yemeyi bile unuttum.

 

Mez.102: 5 Bir deri bir kemiğe döndüm

Acı acı inlemekten.

 

Mez.102: 6 Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum,

Viranelerdeki kukumav gibiyim.

 

Mez.102: 7 Gözüme uyku girmiyor,

Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim.

 

Mez.102: 8 Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor,

Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor.

 

Mez.102: 9-10 Kızıp öfkelendiğin için

Külü ekmek gibi yiyor,

İçeceğime gözyaşı katıyorum.

Beni kaldırıp bir yana attın.

 

Mez.102: 11 Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte,

Ot gibi sararmaktayım.

 

Mez.102: 12 Ama sen, sonsuza dek tahtında oturursun, ya RAB,

Ünün kuşaklar boyu sürer.

 

Mez.102: 13 Kalkıp Siyon'a sevecenlik göstereceksin,

Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, beklenen zaman geldi.

 

Mez.102: 14 Kulların onun taşlarından hoşlanır,

Tozunu bile severler.

 

Mez.102: 15 Uluslar RAB'bin adından,

Yeryüzü kralları görkeminden korkacak.

 

Mez.102: 16 Çünkü RAB Siyon'u yeniden kuracak,

Görkem içinde görünecek.

 

Mez.102: 17 Yoksulların duasına kulak verecek,

Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.

 

Mez.102: 18 Bunlar gelecek kuşak için yazılsın,

Öyle ki, henüz doğmamış insanlar

RAB'be övgüler sunsun.

 

Mez.102: 19 RAB yücelerdeki kutsal katından aşağı baktı,

Göklerden yeryüzünü gözetledi,

 

Mez.102: 20 Tutsakların iniltisini duymak,

Ölüm mahkûmlarını kurtarmak için.

 

Mez.102: 21-22 Böylece halklar ve krallıklar

RAB'be tapınmak için toplanınca,

O'nun adı Siyon'da,

Övgüsü Yeruşalim'de duyurulacak.

 

Mez.102: 23 RAB gücümü kırdı yaşam yolunda,

Ömrümü kısalttı.

 

Mez.102: 24 "Ey Tanrım, ömrümün ortasında canımı alma!" dedim.

"Senin yılların kuşaklar boyu sürer!

 

Mez.102: 25 "Çok önceden attın dünyanın temellerini,

Gökler de senin ellerinin yapıtıdır.

 

Mez.102: 26 Onlar yok olacak, ama sen kalıcısın.

Hepsi bir giysi gibi eskiyecek.

Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,

Geçip gidecekler.

 

Mez.102: 27 Ama sen hep aynısın,

Yılların tükenmeyecek.

 

Mez.102: 28 Gözetiminde yaşayacak kullarının çocukları,

Senin önünde duracak soyları."

 

103. Mezmur

Davut'un mezmuru

 

BÖLÜM 103

 

Mez.103: 1 RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!

O'nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!

 

Mez.103: 2 RAB'be övgüler sun, ey canım!

İyiliklerinin hiçbirini unutma!

 

Mez.103: 3 Bütün suçlarını bağışlayan,

Bütün hastalıklarını iyileştiren,

 

Mez.103: 4 Canını ölüm çukurundan kurtaran,

Sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren,

 

Mez.103: 5 Yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran O'dur,

Bu nedenle gençliğin kartalınki gibi tazelenir.

 

Mez.103: 6 RAB bütün düşkünlere

Hak ve adalet sağlar.

 

Mez.103: 7 Kendi yöntemlerini Musa'ya,

İşlerini İsrailliler'e açıkladı.

 

Mez.103: 8 RAB sevecen ve lütfedendir,

Tez öfkelenmez, sevgisi engindir.

 

Mez.103: 9 Sürekli suçlamaz,

Öfkesini sonsuza dek sürdürmez.

 

Mez.103: 10 Bize günahlarımıza göre davranmaz,

Suçlarımızın karşılığını vermez.

 

Mez.103: 11 Çünkü gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse,

Kendisinden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür.

 

Mez.103: 12 Doğu batıdan ne kadar uzaksa,

O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı.

 

Mez.103: 13 Bir baba çocuklarına nasıl sevecen davranırsa,

RAB de kendisinden korkanlara öyle sevecen davranır.

 

Mez.103: 14 Çünkü mayamızı bilir,

Toprak olduğumuzu anımsar.

 

Mez.103: 15 İnsana gelince, ota benzer ömrü,

Kır çiçeği gibi serpilir;

 

Mez.103: 16 Rüzgar üzerine esince yok olur gider,

Bulunduğu yer onu tanımaz.

 

Mez.103: 17-18 Ama RAB kendisinden korkanları sonsuza dek sever,

Antlaşmasına uyan

Ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır.

 

Mez.103: 19 RAB tahtını göklere kurmuştur,

O'nun egemenliği her yeri kapsar.

 

Mez.103: 20 RAB'be övgüler sunun, ey sizler, O'nun melekleri,

O'nun sözünü dinleyen,

Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri!

 

Mez.103: 21 RAB'be övgüler sunun, ey sizler,

O'nun bütün göksel orduları,

İsteğini yerine getiren kulları!

 

Mez.103: 22 RAB'be övgüler sunun,

Ey O'nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar!

RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!

 

104. Mezmur

 

BÖLÜM 104

 

Mez.104: 1 RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!

Ya RAB Tanrım, ne ulusun!

Görkem ve yücelik kuşanmışsın,

 

Mez.104: 2 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün.

Gökleri bir çadır gibi geren,

 

Mez.104: 3 Evini yukarıdaki sular üzerine kuran,

Bulutları kendine savaş arabası yapan,

Rüzgarın kanatları üzerinde gezen,

 

Mez.104: 4 Rüzgarları kendine haberci,

Yıldırımları hizmetkâr eden sensin*fs*.

D Not 104:4 "Rüzgarları kendine haberci, yıldırımları hizmetkâr eden sensin" ya da "Meleklerini rüzgarlar, hizmetkârlarını ateş alevleri yapan sensin".

 

Mez.104: 5 Yeryüzünü temeller üzerine kurdun,

Asla sarsılmasın diye.

 

Mez.104: 6 Engini ona bir giysi gibi giydirdin,

Sular dağların üzerinde durdu.

 

Mez.104: 7 Sen kükreyince sular kaçtı,

Göğü gürletince hemen çekildi.

 

Mez.104: 8 Dağları aşıp derelere aktı,

Onlar için belirlediğin yerlere doğru.

 

Mez.104: 9 Bir sınır koydun önlerine,

Geçmesinler, gelip yeryüzünü bir daha kaplamasınlar diye.

 

Mez.104: 10 Vadilerde fışkırttığın pınarlar,

Dağların arasından akar.

 

Mez.104: 11 Bütün kır hayvanlarını suvarır,

Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.

 

Mez.104: 12 Kuşlar yanlarında yuva kurar,

Dalların arasında ötüşürler.

 

Mez.104: 13 Gökteki evinden dağları sularsın,

Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.

 

Mez.104: 14 Hayvanlar için ot,

İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin;

İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,

 

Mez.104: 15 Yüreklerini sevindiren şarabı,

Yüzlerini güldüren zeytinyağını,

Güçlerini arttıran ekmeği hep sen verirsin.

 

Mez.104: 16 RAB'bin ağaçları,

Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.

 

Mez.104: 17 Kuşlar orada yuva yapar,

Leyleğin evi ise çamlardadır.

 

Mez.104: 18 Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı,

Kayalar kaya tavşanlarının* sığınağıdır.

 

Mez.104: 19 Mevsimleri göstersin diye ayı,

Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.

 

Mez.104: 20 Karartırsın ortalığı, gece olur,

Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.

 

Mez.104: 21 Genç aslan av peşinde kükrer,

Tanrı'dan yiyecek ister.

 

Mez.104: 22 Güneş doğunca

İnlerine çekilir, yatarlar.

 

Mez.104: 23 İnsan işine gider,

Akşama dek çalışmak için.

 

Mez.104: 24 Ya RAB, ne çok eserin var!

Hepsini bilgece yaptın;

Yeryüzü yarattıklarınla dolu.

 

Mez.104: 25 İşte uçsuz bucaksız denizler,

İçinde kaynaşan sayısız canlılar,

Büyük küçük yaratıklar.

 

Mez.104: 26 Orada gemiler dolaşır,

İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan* da orada.

 

Mez.104: 27 Hepsi seni bekliyor,

Yiyeceklerini zamanında veresin diye.

 

Mez.104: 28 Sen verince onlar toplar,

Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.

 

Mez.104: 29 Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar,

Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.

 

Mez.104: 30 Ruhun'u gönderince var olurlar,

Yeryüzüne yeni yaşam verirsin.

 

Mez.104: 31 RAB'bin görkemi sonsuza dek sürsün!

Sevinsin RAB yaptıklarıyla!

 

Mez.104: 32 O bakınca yeryüzü titrer,

O dokununca dağlar tüter.

 

Mez.104: 33 Ömrümce RAB'be ezgiler söyleyecek,

Var oldukça Tanrım'ı ilahilerle öveceğim.

 

Mez.104: 34 Düşüncem ona hoş görünsün,

Sevincim RAB olsun!

 

Mez.104: 35 Tükensin dünyadaki günahlılar,

Yok olsun artık kötüler!

RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!

RAB'be övgüler sunun!

 

105. Mezmur

(1Ta.16:8-22)

 

BÖLÜM 105

 

Mez.105: 1 RAB'be şükredin, O'na yakarın,

Halklara duyurun yaptıklarını!

 

Mez.105: 2 O'nu ezgilerle, ilahilerle övün,

Bütün harikalarını anlatın!

 

Mez.105: 3 Kutsal adıyla övünün,

Sevinsin RAB'be yönelenler!

 

Mez.105: 4 RAB'be ve O'nun gücüne bakın,

Durmadan O'nun yüzünü arayın!

 

Mez.105: 5-6 Ey sizler, kulu İbrahim'in soyu,

Seçtiği Yakupoğulları,

O'nun yaptığı harikaları,

Olağanüstü işlerini

Ve ağzından çıkan yargıları anımsayın!

 

Mez.105: 7 Tanrımız RAB O'dur,

Yargıları bütün yeryüzünü kapsar.

 

Mez.105: 8-9 O antlaşmasını,

Bin kuşak için verdiği sözü,

İbrahim'le yaptığı antlaşmayı,

İshak için içtiği andı sonsuza dek anımsar.

 

Mez.105: 10-11 "Hakkınıza düşen mülk olarak

Kenan ülkesini size vereceğim" diyerek,

Bunu Yakup için bir kural,

İsrail'le sonsuza dek geçerli bir antlaşma yaptı.

 

Mez.105: 12 O zaman bir avuç insandılar,

Sayıca az ve ülkeye yabancıydılar.

 

Mez.105: 13 Bir ulustan öbürüne,

Bir ülkeden ötekine dolaşıp durdular.

 

Mez.105: 14 RAB kimsenin onları ezmesine izin vermedi,

Onlar için kralları bile payladı:

 

Mez.105: 15 "Meshettiklerime* dokunmayın,

Peygamberlerime kötülük etmeyin!" dedi.

 

Mez.105: 16 Ülkeye kıtlık gönderdi,

Bütün yiyeceklerini yok etti.

 

Mez.105: 17 Önlerinden bir adam göndermişti,

Köle olarak satılan Yusuf'tu bu.

 

Mez.105: 18 Zincir vurup incittiler ayaklarını,

Demir halka geçirdiler boynuna,

 

Mez.105: 19 Söyledikleri gerçekleşinceye dek,

RAB'bin sözü onu sınadı.

 

Mez.105: 20 Kral adam gönderip Yusuf'u salıverdi,

Halklara egemen olan onu özgür kıldı.

 

Mez.105: 21 Onu kendi sarayının efendisi,

Bütün varlığının sorumlusu yaptı;

 

Mez.105: 22 Önderlerini istediği gibi eğitsin,

İleri gelenlerine akıl versin diye.

 

Mez.105: 23 O zaman İsrail Mısır'a gitti,

Yakup Ham ülkesine yerleşti.

 

Mez.105: 24 RAB halkını alabildiğine çoğalttı,

Düşmanlarından sayıca arttırdı onları.

 

Mez.105: 25 Sonunda tutumunu değiştirdi düşmanlarının:

Halkından tiksindiler,

Kullarına kurnazca davrandılar.

 

Mez.105: 26 Kulu Musa'yı,

Seçtiği Harun'u gönderdi aralarına.

 

Mez.105: 27 Onlar gösterdiler RAB'bin belirtilerini,

Ham ülkesinde şaşılası işlerini.

 

Mez.105: 28 Karanlık gönderip ülkeyi karanlığa bürüdü RAB,

Çünkü Mısırlılar O'nun sözlerine karşı gelmişti.

 

Mez.105: 29 Kana çevirdi sularını,

Öldürdü balıklarını.

 

Mez.105: 30 Ülkede kurbağalar kaynaştı

Krallarının odalarına kadar.

 

Mez.105: 31 RAB buyurunca sinek sürüleri,

Sivrisinekler üşüştü ülkenin her yanına.

 

Mez.105: 32 Dolu yağdırdı yağmur yerine,

Şimşekler çaktırdı ülkelerinde.

 

Mez.105: 33 Bağlarını, incir ağaçlarını vurdu,

Parçaladı ülkenin ağaçlarını.

 

Mez.105: 34 O buyurunca çekirgeler,

Sayısız yavrular kaynadı.

 

Mez.105: 35 Ülkenin bütün bitkilerini yediler,

Toprağın ürününü yiyip bitirdiler.

 

Mez.105: 36 RAB ülkede ilk doğanların hepsini,

İlk çocuklarını öldürdü.

 

Mez.105: 37 İsrailliler'i ülkeden altın ve gümüşle çıkardı,

Oymaklarından tek kişi bile tökezlemedi.

 

Mez.105: 38 Onlar gidince Mısır sevindi,

Çünkü İsrail korkusu çökmüştü Mısır'ın üzerine.

 

Mez.105: 39 RAB bulutu bir örtü gibi yaydı üzerlerine,

Gece ateş verdi yollarını aydınlatsın diye.

 

Mez.105: 40 İstediler, bıldırcın gönderdi,

Göksel ekmekle doyurdu karınlarını.

 

Mez.105: 41 Kayayı yardı, sular fışkırdı,

Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.

 

Mez.105: 42 Çünkü kutsal sözünü,

Kulu İbrahim'e verdiği sözü anımsadı.

 

Mez.105: 43 Halkını sevinç içinde,

Seçtiklerini sevinç çığlıklarıyla ülkeden çıkardı.

 

Mez.105: 44 Ulusların topraklarını verdi onlara.

Halkların emeğini miras aldılar;

 

Mez.105: 45 Kurallarını yerine getirsinler,

Yasalarına uysunlar diye.

RAB'be övgüler sunun!

 

106. Mezmur

(1Ta.16:34-36)

 

BÖLÜM 106

 

Mez.106: 1 Övgüler sunun, RAB'be!

RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

 

Mez.106: 2 RAB'bin büyük işlerini kim anlatabilir,

Kim O'na yeterince övgü sunabilir?

 

Mez.106: 3 Ne mutlu adalete uyanlara,

Sürekli doğru olanı yapanlara!

 

Mez.106: 4 Ya RAB, halkına lütfettiğinde anımsa beni,

Onları kurtardığında ilgilen benimle.

 

Mez.106: 5 Öyle ki, seçtiklerinin gönencini göreyim,

Ulusunun sevincini,

Kendi halkının kıvancını paylaşayım.

 

Mez.106: 6 Atalarımız gibi biz de günah işledik,

Suç işledik, kötülük ettik.

 

Mez.106: 7 Atalarımız Mısır'dayken

Yaptığın harikaları anlamadı,

Çok kez gösterdiğin sevgiyi anımsamadı,

Denizde, Kızıldeniz'de* başkaldırdılar.

 

Mez.106: 8 Buna karşın RAB gücünü göstermek için,

Adı uğruna kurtardı onları.

 

Mez.106: 9 Kızıldeniz'i azarladı, kurudu deniz,

Yürüdüler enginde O'nun öncülüğünde,

Çölde yürür gibi.

 

Mez.106: 10 Kendilerinden nefret edenlerin elinden aldı onları,

Düşmanlarının pençesinden kurtardı.

 

Mez.106: 11 Sular yuttu hasımlarını,

Hiçbiri kurtulmadı.

 

Mez.106: 12 O zaman atalarımız O'nun sözlerine inandılar,

Ezgiler söyleyerek O'nu övdüler.

 

Mez.106: 13 Ne var ki, RAB'bin yaptıklarını çabucak unuttular,

Öğüt vermesini beklemediler.

 

Mez.106: 14 Özlemle kıvrandılar çölde,

Tanrı'yı denediler ıssız yerlerde.

 

Mez.106: 15 Tanrı onlara istediklerini verdi,

Ama üzerlerine yıpratıcı bir hastalık gönderdi.

 

Mez.106: 16 Onlar ordugahlarında Musa'yı,

RAB'bin kutsal kulu Harun'u kıskanınca,

 

Mez.106: 17 Yer yarıldı ve Datan'ı yuttu,

Aviram'la yandaşlarının üzerine kapandı.

 

Mez.106: 18 Ateş kavurdu onları izleyenleri,

Alev yaktı kötüleri.

 

Mez.106: 19 Bir buzağı heykeli yaptılar Horev'de,

Dökme bir puta tapındılar.

 

Mez.106: 20 Tanrı'nın yüceliğini,

Ot yiyen öküz putuna değiştirdiler.

 

Mez.106: 21 Unuttular kendilerini kurtaran Tanrı'yı,

Mısır'da yaptığı büyük işleri,

 

Mez.106: 22 Ham ülkesinde yarattığı harikaları,

Kızıldeniz kıyısında yaptığı müthiş işleri.

 

Mez.106: 23 Bu yüzden onları yok edeceğini söyledi Tanrı,

Ama seçkin kulu Musa O'nun önündeki gedikte durarak,

Yok edici öfkesinden vazgeçirdi O'nu.

 

Mez.106: 24 Ardından hor gördüler güzelim ülkeyi,

Tanrı'nın verdiği söze inanmadılar.

 

Mez.106: 25 Çadırlarında söylendiler,

Dinlemediler RAB'bin sesini.

 

Mez.106: 26-27 Bu yüzden RAB elini kaldırdı

Ve çölde onları yere sereceğine,

Soylarını ulusların arasına saçacağına,

Onları öteki ülkelere dağıtacağına ant içti.

 

Mez.106: 28 Sonra Baal-Peor'a bel bağladılar,

Ölülere sunulan kurbanları yediler.

 

Mez.106: 29 Öfkelendirdiler RAB'bi yaptıklarıyla,

Salgın hastalık çıktı aralarında.

 

Mez.106: 30 Ama Pinehas kalkıp araya girdi,

Felaketi önledi.

 

Mez.106: 31 Bu doğruluk sayıldı ona,

Kuşaklar boyu, sonsuza dek sürecek bu.

 

Mez.106: 32 Yine RAB'bi öfkelendirdiler Meriva suları yanında,

Musa'nın başına dert açıldı onlar yüzünden;

 

Mez.106: 33 Çünkü onu sinirlendirdiler,

O da düşünmeden konuştu.

 

Mez.106: 34 RAB'bin onlara buyurduğu gibi

Yok etmediler halkları,

 

Mez.106: 35 Tersine öteki uluslara karıştılar,

Onların törelerini öğrendiler.

 

Mez.106: 36 Putlarına taptılar,

Bu da onlara tuzak oldu.

 

Mez.106: 37 Oğullarını, kızlarını

Cinlere kurban ettiler.

 

Mez.106: 38 Kenan putlarına kurban olsun diye

Oğullarının, kızlarının kanını,

Suçsuzların kanını döktüler;

Ülke onların kanıyla kirlendi.

 

Mez.106: 39 Böylece yaptıklarıyla kirli sayıldılar,

Vefasız duruma düştüler töreleriyle.

 

Mez.106: 40 RAB'bin öfkesi parladı halkına karşı,

Tiksindi kendi halkından.

 

Mez.106: 41 Onları ulusların eline teslim etti.

Onlardan nefret edenler onlara egemen oldu.

 

Mez.106: 42 Düşmanları onları ezdi,

Boyun eğdirdi hepsine.

 

Mez.106: 43 RAB onları birçok kez kurtardı,

Ama akılları fikirleri başkaldırmaktaydı

Ve alçaltıldılar suçları yüzünden.

 

Mez.106: 44 RAB yine de ilgilendi sıkıntılarıyla

Yakarışlarını duyunca.

 

Mez.106: 45 Antlaşmasını anımsadı onlar uğruna,

Eşsiz sevgisinden ötürü vazgeçti yapacaklarından.

 

Mez.106: 46 Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.

 

Mez.106: 47 Kurtar bizi, ey Tanrımız RAB,

Topla bizi ulusların arasından.

Kutsal adına şükredelim,

Yüceliğinle övünelim.

 

Mez.106: 48 Öncesizlikten sonsuza dek,

İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun!

Bütün halk, "Amin!" desin.

RAB'be övgüler olsun!

 

5.KİTAP

 

107. Mezmur

 

BÖLÜM 107

 

Mez.107: 1 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

 

Mez.107: 2 Böyle desin RAB'bin kurtardıkları,

Düşman pençesinden özgür kıldıkları,

 

Mez.107: 3 Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden*fş*,

Bütün ülkelerden topladıkları.

D Not 107:3 "Güneyden": İbranice "Denizden".

 

Mez.107: 4 Issız çöllerde dolaştılar,

Yerleşecekleri kente giden bir yol bulamadılar.

 

Mez.107: 5 Aç, susuz,

Sefil oldular.

 

Mez.107: 6 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,

RAB kurtardı onları dertlerinden.

 

Mez.107: 7 Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek,

Onlara doğru yolda öncülük etti.

 

Mez.107: 8 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,

İnsanlar yararına yaptığı harikalar için.

 

Mez.107: 9 Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir,

Aç canı iyiliklerle doyurur.

 

Mez.107: 10 Zincire vurulmuş, acıyla kıvranan tutsaklar,

Karanlıkta, zifiri karanlıkta oturmuştu.

 

Mez.107: 11 Çünkü Tanrı'nın buyruklarına karşı çıkmışlardı,

Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesi'nin öğüdünü.

 

Mez.107: 12 Ağır işlerle hayatı onlara zehir etti,

Çöktüler, yardım eden olmadı.

 

Mez.107: 13 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,

RAB kurtardı onları dertlerinden;

 

Mez.107: 14 Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan,

Kopardı zincirlerini.

 

Mez.107: 15 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,

İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!

 

Mez.107: 16 Çünkü tunç* kapıları kırdı,

Demir kapı kollarını parçaladı O.

 

Mez.107: 17 Cezalarını buldu aptallar,

Suçları, isyanları yüzünden.

 

Mez.107: 18 İğrenir olmuşlardı bütün yemeklerden,

Ölümün kapılarına yaklaşmışlardı.

 

Mez.107: 19 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,

RAB kurtardı onları dertlerinden.

 

Mez.107: 20 Sözünü gönderip iyileştirdi onları,

Kurtardı ölüm çukurundan.

 

Mez.107: 21 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,

İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!

 

Mez.107: 22 Şükran kurbanları sunsunlar

Ve sevinç çığlıklarıyla duyursunlar O'nun yaptıklarını!

 

Mez.107: 23 Gemilerle denize açılanlar,

Okyanuslarda iş yapanlar,

 

Mez.107: 24 RAB'bin işlerini,

Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.

 

Mez.107: 25 Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu,

Dalgalar şaha kalktı.

 

Mez.107: 26 Göklere yükselip diplere indi gemiler,

Sıkıntıdan canları burunlarına geldi gemicilerin,

 

Mez.107: 27 Sarhoş gibi sallanıp sendelediler,

Ustalıkları işe yaramadı.

 

Mez.107: 28 O zaman sıkıntı içinde RAB'be yakardılar,

RAB kurtardı onları dertlerinden.

 

Mez.107: 29 Fırtınayı limanlığa çevirdi,

Yatıştı dalgalar;

 

Mez.107: 30 Rahatlayınca sevindiler,

Diledikleri limana götürdü RAB onları.

 

Mez.107: 31 Şükretsinler RAB'be sevgisi için,

İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!

 

Mez.107: 32 Yüceltsinler O'nu halk topluluğunda,

Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında.

 

Mez.107: 33 Irmakları çöle çevirir,

Pınarları kurak toprağa,

 

Mez.107: 34 Verimli toprağı çorak alana,

Orada yaşayanların kötülüğü yüzünden.

 

Mez.107: 35 Çölü su birikintisine çevirir,

Kuru toprağı pınara.

 

Mez.107: 36 Açları yerleştirir oraya;

Oturacak bir kent kursunlar,

 

Mez.107: 37 Tarlalar ekip bağlar diksinler,

Bol ürün alsınlar diye.

 

Mez.107: 38 RAB'bin kutsamasıyla,

Çoğaldılar alabildiğine,

Eksiltmedi hayvanlarını.

 

Mez.107: 39 Sonra azaldılar, alçaldılar,

Baskı, sıkıntı ve acı yüzünden.

 

Mez.107: 40 RAB rezalet saçtı soylular üzerine,

Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.

 

Mez.107: 41 Ama yoksulu sefaletten kurtardı,

Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini.

 

Mez.107: 42 Doğru insanlar görüp sevinecek,

Kötülerse ağzını kapayacak.

 

Mez.107: 43 Aklı olan bunları göz önünde tutsun,

RAB'bin sevgisini dikkate alsın.

 

108. Mezmur

(Mez.57: 7-11; 60:5-12)

Ezgi - Davut'un mezmuru

 

BÖLÜM 108

 

Mez.108: 1 Kararlıyım, ey Tanrı,

Bütün varlığımla sana ezgiler, ilahiler söyleyeceğim!

 

Mez.108: 2 Uyan, ey lir, ey çenk,

Seheri ben uyandırayım!

 

Mez.108: 3 Halkların arasında sana şükürler sunayım, ya RAB,

Ulusların arasında seni ilahilerle öveyim.

 

Mez.108: 4 Çünkü sevgin göklere erişir,

Sadakatin gökyüzüne ulaşır.

 

Mez.108: 5 Yüceliğini göster göklerin üstünde, ey Tanrı,

Görkemin bütün yeryüzünü kaplasın!

 

Mez.108: 6 Kurtar bizi sağ elinle, yardım et,

Sevdiklerin özgürlüğe kavuşsun diye!

 

Mez.108: 7 Tanrı şöyle konuştu kutsal yerinde:

"Şekem'i sevinçle bölüştürecek,

Sukkot Vadisi'ni ölçeceğim.

 

Mez.108: 8 Gilat benimdir, Manaşşe de benim,

Efrayim miğferim,

Yahuda asam.

 

Mez.108: 9 Moav yıkanma leğenim,

Edom'un üzerine çarığımı fırlatacağım*ft*,

Filist'e zaferle haykıracağım."

D Not 108:9 "Çarığımı fırlatacağım": Eski törelere göre çarığın

fırlatılması, bir yerin sahiplenilmesi anlamına geliyordu.

 

Mez.108: 10 Kim beni surlu kente götürecek?

Kim bana Edom'a kadar yol gösterecek?

 

Mez.108: 11 Ey Tanrı, sen bizi reddetmedin mi?

Ordularımıza öncülük etmiyor musun artık?

 

Mez.108: 12 Yardım et bize düşmana karşı,

Çünkü boştur insan yardımı.

 

Mez.108: 13 Tanrı'yla zafer kazanırız,

O çiğner düşmanlarımızı.

 

109. Mezmur

Müzik şefi için - Davut'un mezmuru

 

BÖLÜM 109

 

Mez.109: 1 Ey övgüler sunduğum Tanrı,

Sessiz kalma!

 

Mez.109: 2 Çünkü kötüler, yalancılar

Bana karşı ağzını açtı,

Karalıyorlar beni.

 

Mez.109: 3 Nefret dolu sözlerle beni kuşatıp

Yok yere bana savaş açtılar.

 

Mez.109: 4 Sevgime karşılık bana düşman oldular,

Bense dua etmekteyim.

 

Mez.109: 5 İyiliğime kötülük,

Sevgime nefretle karşılık verdiler.

 

Mez.109: 6 Kötü bir adam koy düşmanın başına,

Sağında onu suçlayan biri dursun!

D Not 109:6-19 Bazı uzmanlara göre bu ayetler Davut'un düşmanlarının konuşmasıdır.

 

Mez.109: 7 Yargılanınca suçlu çıksın,

Duası bile günah sayılsın!

 

Mez.109: 8 Ömrü kısa olsun,

Görevini bir başkası üstlensin!

 

Mez.109: 9 Çocukları öksüz,

Karısı dul kalsın!

 

Mez.109: 10 Çocukları avare gezip dilensin,

Yıkık evlerinden uzakta yiyecek arasın!

 

Mez.109: 11 Bütün malları tefecinin ağına düşsün,

Emeğini yabancılar yağmalasın!

 

Mez.109: 12 Kimse ona sevgi göstermesin,

Öksüzlerine acıyan olmasın!

 

Mez.109: 13 Soyu kurusun,

Bir kuşak sonra adı silinsin!

 

Mez.109: 14 Atalarının suçları RAB'bin önünde anılsın,

Annesinin günahı silinmesin!

 

Mez.109: 15 Günahları hep RAB'bin önünde dursun,

RAB anılarını yok etsin yeryüzünden!

 

Mez.109: 16 Çünkü düşmanım sevgi göstermeyi düşünmedi,

Ölesiye baskı yaptı mazluma, yoksula,

Yüreği kırık insana.

 

Mez.109: 17 Sevdiği lanet başına gelsin!

Madem kutsamaktan hoşlanmıyor,

Uzak olsun ondan kutsamak!

 

Mez.109: 18 Laneti bir giysi gibi giydi,

Su gibi içine, yağ gibi kemiklerine işlesin lanet!

 

Mez.109: 19 Bir giysi gibi onu örtünsün,

Bir kuşak gibi hep onu sarsın!*fu*

 

Mez.109: 20 Düşmanlarıma, beni kötüleyenlere,

RAB böyle karşılık versin!

 

Mez.109: 21 Ama sen, ey Egemen RAB,

Adın uğruna bana ilgi göster;

Kurtar beni, iyiliğin, sevgin uğruna!

 

Mez.109: 22 Çünkü düşkün ve yoksulum,

Yüreğim yaralı içimde.

 

Mez.109: 23 Batan güneş gibi geçip gidiyorum,

Çekirge gibi silkilip atılıyorum.

 

Mez.109: 24 Dizlerim titriyor oruç* tutmaktan;

Bir deri bir kemiğe döndüm.

 

Mez.109: 25 Düşmanlarıma yüzkarası oldum;

Beni görünce kafalarını sallıyorlar!

 

Mez.109: 26 Yardım et bana, ya RAB Tanrım;

Kurtar beni sevgin uğruna!

 

Mez.109: 27 Bilsinler bu işte senin elin olduğunu,

Bunu senin yaptığını, ya RAB!

 

Mez.109: 28 Varsın lanet etsin onlar, sen kutsa beni,

Bana saldıranlar utanacak,

Ben kulunsa sevineceğim.

 

Mez.109: 29 Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar,

Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!

 

Mez.109: 30 RAB'be çok şükredeceğim,

Kalabalığın arasında O'na övgüler dizeceğim;

 

Mez.109: 31 Çünkü O yoksulun sağında durur,

Onu yargılayanlardan kurtarmak için.

 

110. Mezmur

Davut'un mezmuru

 

BÖLÜM 110

 

Mez.110: 1 RAB efendime:

"Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek*fü*

Sağımda otur" diyor.

D Not 110:1 "Ayaklarının altına serinceye dek": İbranice "Ayaklarına tabure yapıncaya dek".

 

Mez.110: 2 RAB Siyon'dan uzatacak kudret asanı,

Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!

 

Mez.110: 3 Savaşacağın gün

Gönüllü gidecek askerlerin.

Seherin bağrından doğan çiy gibi

Kutsal giysiler içinde

Sana gelecek gençlerin.

 

Mez.110: 4 RAB ant içti, kararından dönmez:

"Melkisedek düzeni uyarınca

Sonsuza dek kâhinsin sen!" dedi.

 

Mez.110: 5 Rab senin sağındadır,

Kralları ezecek öfkelendiği gün.

 

Mez.110: 6 Ulusları yargılayacak, ortalığı cesetler dolduracak,

Dünyanın dört bucağında başları ezecek.

 

Mez.110: 7 Yol kenarındaki dereden su içecek;

Bu yüzden başını dik tutacak.

 

111. Mezmur

 

BÖLÜM 111

 

Mez.111: 1 Övgüler sunun RAB'be!

Doğru insanların toplantısında,

Topluluk içinde,

Bütün yüreğimle RAB'be şükredeceğim.

 

Mez.111: 2 RAB'bin işleri büyüktür,

Onlardan zevk alanlar hep onları düşünür.

 

Mez.111: 3 O'nun yaptıkları yüce ve görkemlidir,

Doğruluğu sonsuza dek sürer.

 

Mez.111: 4 RAB unutulmayacak harikalar yaptı,

O sevecen ve lütfedendir.

 

Mez.111: 5 Kendisinden korkanları besler,

Antlaşmasını sonsuza dek anımsar.

 

Mez.111: 6 Ulusların topraklarını kendi halkına vermekle

Gösterdi onlara işlerinin gücünü.

 

Mez.111: 7 Yaptığı her işte sadık ve adildir,

Bütün koşulları güvenilirdir;

 

Mez.111: 8 Sonsuza dek sürer,

Sadakat ve doğrulukla yapılır.

 

Mez.111: 9 O halkının kurtuluşunu sağladı,

Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı.

Adı kutsal ve müthiştir.

 

Mez.111: 10 Bilgeliğin temeli RAB korkusudur,

O'nun kurallarını yerine getiren herkes

Sağduyu sahibi olur.

O'na sonsuza dek övgü sunulur!

 

112. Mezmur

 

BÖLÜM 112

 

Mez.112: 1 Övgüler sunun RAB'be!

Ne mutlu RAB'den korkan insana,

O'nun buyruklarından büyük zevk alana!

 

Mez.112: 2 Soyu yeryüzünde güç kazanacak,

Doğruların kuşağı kutsanacak.

 

Mez.112: 3 Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden,

Sonsuza dek sürer doğruluğu.

 

Mez.112: 4 Karanlıkta ışık doğar dürüstler için,

Lütfeden, sevecen, doğru insanlar için.

 

Mez.112: 5 Ne mutlu eli açık olan, ödünç veren,

İşlerini adaletle yürüten insana!

 

Mez.112: 6 Asla sarsılmaz,

Sonsuza dek anılır doğru insan.

 

Mez.112: 7 Kötü haberden korkmaz,

Yüreği sarsılmaz, RAB'be güvenir.

 

Mez.112: 8 Gözü pektir, korku nedir bilmez,

Sonunda düşmanlarının yenilgisini görür.

 

Mez.112: 9 Armağanlar dağıttı, yoksullara verdi;

Doğruluğu sonsuza dek kalıcıdır,

Gücü ve saygınlığı artar.

 

Mez.112: 10 Kötü kişi bunu görünce kudurur,

Dişlerini gıcırdatır, kendi kendini yer, bitirir.

Kötülerin dileği boşa çıkar.

 

113. Mezmur

 

BÖLÜM 113

 

Mez.113: 1 Övgüler sunun RAB'be!

Övgüler sunun, ey RAB'bin kulları,

RAB'bin adına övgüler sunun!

 

Mez.113: 2 Şimdiden sonsuza dek

RAB'bin adına şükürler olsun!

 

Mez.113: 3 Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar

RAB'bin adına övgüler sunulmalı!

 

Mez.113: 4 RAB bütün uluslara egemendir,

Görkemi gökleri aşar.

 

Mez.113: 5 Var mı Tanrımız RAB gibi,

Yücelerde oturan,

 

Mez.113: 6 Göklerde ve yeryüzünde olanlara

Bakmak için eğilen?

 

Mez.113: 7 Düşkünü yerden kaldırır,

Yoksulu çöplükten çıkarır;

 

Mez.113: 8 Soylularla,

Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.

 

Mez.113: 9 Kısır kadını evde oturtur,

Çocuk sahibi mutlu bir anne kılar.

RAB'be övgüler sunun!

 

114. Mezmur

 

BÖLÜM 114

 

Mez.114: 1 İsrail Mısır'dan çıktığında,

Yakup'un soyu yabancı dil konuşan bir halktan ayrıldığında,

 

Mez.114: 2 Yahuda Rab'bin kutsal yeri oldu,

İsrail de O'nun krallığı.

 

Mez.114: 3 Deniz olanı görüp geri çekildi,

Şeria Irmağı tersine aktı.

 

Mez.114: 4 Dağlar koç gibi,

Tepeler kuzu gibi sıçradı.

 

Mez.114: 5 Ey deniz, sana ne oldu da kaçtın?

Ey Şeria, neden tersine aktın?

 

Mez.114: 6 Ey dağlar, niçin koç gibi,

Ey tepeler, niçin kuzu gibi sıçradınız?

 

Mez.114: 7-8 Titre, ey yeryüzü,

Kayayı havuza,

Çakmaktaşını pınara çeviren Rab'bin önünde,

Yakup'un Tanrısı'nın huzurunda.

 

115. Mezmur

(Mez.135:13-20)

 

BÖLÜM 115

 

Mez.115: 1 Bizi değil, ya RAB, bizi değil,

Sevgin ve sadakatin uğruna,

Kendi adını yücelt!

 

Mez.115: 2 Niçin uluslar:

"Hani, nerede onların Tanrısı?" desin.

 

Mez.115: 3 Bizim Tanrımız göklerdedir,

Ne isterse yapar.

 

Mez.115: 4 Oysa onların putları altın ve gümüşten yapılmış,

İnsan elinin eseridir.

 

Mez.115: 5 Ağızları var, konuşmazlar,

Gözleri var, görmezler,

 

Mez.115: 6 Kulakları var, duymazlar,

Burunları var, koku almazlar,

 

Mez.115: 7 Elleri var, hissetmezler,

Ayakları var, yürümezler,

Boğazlarından ses çıkmaz.

 

Mez.115: 8 Onları yapan, onlara güvenen herkes

Onlar gibi olacak!

 

Mez.115: 9 Ey İsrail halkı, RAB'be güven,

O'dur yardımcınız ve kalkanınız!

 

Mez.115: 10 Ey Harun soyu, RAB'be güven,

O'dur yardımcınız ve kalkanınız!

 

Mez.115: 11 Ey RAB'den korkanlar, RAB'be güvenin,

O'dur yardımcınız ve kalkanınız!

 

Mez.115: 12 RAB bizi anımsayıp kutsayacak,

İsrail halkını,

Harun soyunu kutsayacak.

 

Mez.115: 13 Küçük, büyük,

Kendisinden korkan herkesi kutsayacak.

 

Mez.115: 14 RAB sizi,

Sizi ve çocuklarınızı çoğaltsın!

 

Mez.115: 15 Yeri göğü yaratan RAB

Sizleri kutsasın.

 

Mez.115: 16 Göklerin öteleri RAB'bindir,

Ama yeryüzünü insanlara vermiştir.

 

Mez.115: 17 Ölüler, sessizlik diyarına inenler,

RAB'be övgüler sunmaz;

 

Mez.115: 18 Biziz RAB'bi öven,

Şimdiden sonsuza dek.

RAB'be övgüler sunun!

 

116. Mezmur

 

BÖLÜM 116

 

Mez.116: 1 RAB'bi seviyorum,

Çünkü O feryadımı duyar.

 

Mez.116: 2 Bana kulak verdiği için,

Yaşadığım sürece O'na sesleneceğim.

 

Mez.116: 3 Ölüm iplerine dolaşmıştım,

Ölüler diyarının kâbusu yakama yapışmıştı,

Sıkıntıya, acıya gömülmüştüm.

 

Mez.116: 4 O zaman RAB'be yakardım,

"Aman, ya RAB, kurtar canımı!" dedim.

 

Mez.116: 5 RAB lütufkâr ve adildir,

Sevecendir Tanrımız.

 

Mez.116: 6 RAB saf insanları korur,

Tükendiğim zaman beni kurtardı.

 

Mez.116: 7 Ey canım, yine huzura kavuş,

Çünkü RAB sana iyilik etti.

 

Mez.116: 8 Sen, ya RAB, canımı ölümden,

Gözlerimi yaştan,

Ayaklarımı sürçmekten kurtardın.

 

Mez.116: 9 Yaşayanların diyarında,

RAB'bin huzurunda yürüyeceğim.

 

Mez.116: 10 İman ettim,

"Büyük acı çekiyorum" dediğim zaman bile*fv*.

D Not 116:10 "İman ettim, 'Büyük acı çekiyorum dediğim zaman bile" ya da "İman ettim, bu nedenle konuştum. Büyük acı çekiyorum" (bkz. 2Ko.4:13).

 

Mez.116: 11 Şaşkınlık içinde,

"Bütün insanlar yalancı" dedim.

 

Mez.116: 12 Ne karşılık verebilirim RAB'be,

Bana yaptığı onca iyilik için?

 

Mez.116: 13 Kurtuluş sunusu olarak kadeh kaldırıp

RAB'be sesleneceğim.

 

Mez.116: 14 Bütün halkının önünde,

RAB'be adadıklarımı yerine getireceğim.

 

Mez.116: 15 RAB'bin gözünde değerlidir*fy*

Sadık kullarının ölümü.

D Not 116:15 "Değerlidir" ya da "Acıdır".

 

Mez.116: 16 Ya RAB, ben gerçekten senin kulunum;

Kulun, hizmetçinin oğluyum,

Sen çözdün bağlarımı.

 

Mez.116: 17 Ya RAB, sana seslenecek,

Şükran kurbanı sunacağım.

 

Mez.116: 18 RAB'be adadıklarımı yerine getireceğim

Bütün halkının önünde,

 

Mez.116: 19 RAB'bin Tapınağı'nın avlularında,

Senin orta yerinde, ey Yeruşalim!

RAB'be övgüler sunun!

 

117. Mezmur

 

BÖLÜM 117

 

Mez.117: 1 Ey bütün uluslar, RAB'be övgüler sunun!

Ey bütün halklar, O'nu yüceltin!

 

Mez.117: 2 Çünkü bize beslediği sevgi büyüktür,

RAB'bin sadakati sonsuza dek sürer.

RAB'be övgüler sunun!

 

118. Mezmur

 

BÖLÜM 118

 

Mez.118: 1 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

 

Mez.118: 2 "Sonsuzdur sevgisi!" desin İsrail halkı.

 

Mez.118: 3 "Sonsuzdur sevgisi!" desin Harun'un soyu.

 

Mez.118: 4 "Sonsuzdur sevgisi!" desin RAB'den korkanlar.

 

Mez.118: 5 Sıkıntı içinde RAB'be seslendim;

Yanıtladı, rahata kavuşturdu beni.

 

Mez.118: 6 RAB benden yana, korkmam;

İnsan bana ne yapabilir?

 

Mez.118: 7 RAB benden yana, benim yardımcım,

Benden nefret edenlerin sonuna zaferle bakacağım.

 

Mez.118: 8 RAB'be sığınmak

İnsana güvenmekten iyidir.

 

Mez.118: 9 RAB'be sığınmak

Soylulara güvenmekten iyidir.

 

Mez.118: 10 Bütün uluslar beni kuşattı,

RAB'bin adıyla püskürttüm onları.

 

Mez.118: 11 Kuşattılar, sardılar beni,

RAB'bin adıyla püskürttüm onları.

 

Mez.118: 12 Arılar gibi sardılar beni,

Ama diken ateşi gibi sönüverdiler;

RAB'bin adıyla püskürttüm onları.

 

Mez.118: 13 İtilip kakıldım*fz*, düşmek üzereydim,

Ama RAB yardım etti bana.

D Not 118:13 Septuaginta, Süryanice "İtilip kakıldım", Masoretik metin "Beni itip kaktın".

 

Mez.118: 14 RAB gücüm ve ezgimdir,

O kurtardı beni.

 

Mez.118: 15 Sevinç ve zafer çığlıkları

Çınlıyor doğruların çadırlarında:

"RAB'bin sağ eli güçlü işler yapar!

 

Mez.118: 16 RAB'bin sağ eli üstündür,

RAB'bin sağ eli güçlü işler yapar!"

 

Mez.118: 17 Ölmeyecek, yaşayacağım,

RAB'bin yaptıklarını duyuracağım.

 

Mez.118: 18 RAB beni şiddetle yola getirdi,

Ama ölüme terk etmedi.

 

Mez.118: 19 Açın bana adalet kapılarını,

Girip RAB'be şükredeyim.

 

Mez.118: 20 İşte budur RAB'bin kapısı!

Doğrular girebilir oradan.

 

Mez.118: 21 Sana şükrederim, çünkü bana yanıt verdin,

Kurtarıcım oldun.

 

Mez.118: 22 Yapıcıların reddettiği taş,

Köşenin baş taşı oldu.

 

Mez.118: 23 RAB'bin işidir bu,

Gözümüzde harika bir iş!

 

Mez.118: 24 Bugün RAB'bin yarattığı gündür,

Onun için sevinip coşalım!

 

Mez.118: 25 Ne olur, ya RAB, kurtar bizi,

Ne olur, başarılı kıl bizi!

 

Mez.118: 26 Kutsansın RAB'bin adıyla gelen!

Kutsuyoruz sizi RAB'bin evinden.

 

Mez.118: 27 RAB Tanrı'dır, aydınlattı bizi.

İplerle bağlayın bayram kurbanını*fa*,

İlerleyin sunağın boynuzlarına kadar.

D Not 118:27 "İplerle bağlayın bayram kurbanını" ya da "Elinizde

dallarla bayramı kutlayın".

 

Mez.118: 28 Tanrım sensin, şükrederim sana,

Tanrım sensin, yüceltirim seni.

 

Mez.118: 29 RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

 

119. Mezmur

(ALEF)*fb*

 

BÖLÜM 119

 

Mez.119: 1 Ne mutlu yolları temiz olanlara,

RAB'bin yasasına göre yaşayanlara!

D Not Alef, beyt, vb. sözcükleri İbrani alfabesinin harfleridir.

119. Mezmur akrostiş biçimde yazılmış bir şiirdir.

 

Mez.119: 2 Ne mutlu O'nun öğütlerine uyanlara,

Bütün yüreğiyle O'na yönelenlere!

 

Mez.119: 3 Hiç haksızlık etmezler,

O'nun yolunda yürürler.

 

Mez.119: 4 Koyduğun koşullara

Dikkatle uyulmasını buyurdun.

 

Mez.119: 5 Keşke kararlı olsam

Senin kurallarına uymakta!

 

Mez.119: 6 Hiç utanmayacağım,

Bütün buyruklarını izledikçe.

 

Mez.119: 7 Şükredeceğim sana temiz yürekle,

Adil hükümlerini öğrendikçe.

 

Mez.119: 8 Kurallarını yerine getireceğim,

Bırakma beni hiçbir zaman!

 

(BEYT)

 

Mez.119: 9 Genç insan yolunu nasıl temiz tutar?

Senin sözünü tutmakla.

 

Mez.119: 10 Bütün yüreğimle sana yöneliyorum,

İzin verme buyruklarından sapmama!

 

Mez.119: 11 Aklımdan çıkarmam sözünü,

Sana karşı günah işlememek için.

 

Mez.119: 12 Övgüler olsun sana, ya RAB,

Bana kurallarını öğret.

 

Mez.119: 13 Ağzından çıkan bütün hükümleri

Dudaklarımla yineliyorum.

 

Mez.119: 14 Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken,

Sanki benim oluyor bütün hazineler.

 

Mez.119: 15 Koşullarını derin derin düşünüyorum,

Yollarını izlerken.

 

Mez.119: 16 Zevk alıyorum kurallarından,

Sözünü unutmayacağım.

 

(GİMEL)

 

Mez.119: 17 Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım,

Sözüne uyayım.

 

Mez.119: 18 Gözlerimi aç,

Yasandaki harikaları göreyim.

 

Mez.119: 19 Garibim bu dünyada,

Buyruklarını benden gizleme!

 

Mez.119: 20 İçim tükeniyor,

Her an hükümlerini özlemekten.

 

Mez.119: 21 Buyruklarından sapan

Lanetli küstahları azarlarsın.

 

Mez.119: 22 Uzaklaştır benden küçümsemeleri, hakaretleri,

Çünkü öğütlerini tutuyorum.

 

Mez.119: 23 Önderler toplanıp beni kötüleseler bile,

Ben kulun senin kurallarını derin derin düşüneceğim.

 

Mez.119: 24 Öğütlerin benim zevkimdir,

Bana akıl verirler.

 

(DALET)

 

Mez.119: 25 Toza toprağa serildim,

Sözün uyarınca yaşam ver bana.

 

Mez.119: 26 Yaptıklarımı açıkladım, beni yanıtladın;

Kurallarını öğret bana!

 

Mez.119: 27 Koşullarını anlamamı sağla ki,

Harikalarının üzerinde düşüneyim.

 

Mez.119: 28 İçim eriyor kederden,

Sözün uyarınca güçlendir beni!

 

Mez.119: 29 Yalan yoldan uzaklaştır,

Yasan uyarınca lütfet bana.

 

Mez.119: 30 Ben sadakat yolunu seçtim,

Hükümlerini uygun gördüm.

 

Mez.119: 31 Öğütlerine dört elle sarıldım, ya RAB,

Utandırma beni!

 

Mez.119: 32 İçime huzur verdiğin için

Buyrukların doğrultusunda koşacağım.

 

(HE)

 

Mez.119: 33 Kurallarını nasıl izleyeceğimi öğret bana, ya RAB,

Öyle ki, onları sonuna kadar izleyeyim.

 

Mez.119: 34 Anlamamı sağla, yasana uyayım,

Bütün yüreğimle onu yerine getireyim.

 

Mez.119: 35 Buyrukların doğrultusunda yol göster bana,

Çünkü yolundan zevk alırım.

 

Mez.119: 36 Yüreğimi haksız kazanca değil,

Kendi öğütlerine yönelt.

 

Mez.119: 37 Gözlerimi boş şeylerden*fc* çevir,

Beni kendi yolunda yaşat.

D Not 119:37 "Boş şeylerden" ya da "Değersiz putlardan".

 

Mez.119: 38 Senden korkulması için

Ben kuluna verdiğin sözü yerine getir.

 

Mez.119: 39 Korktuğum hakaretten uzak tut beni,

Çünkü senin ilkelerin iyidir.

 

Mez.119: 40 Çok özlüyorum senin koşullarını!

Beni doğruluğunun içinde yaşat!

 

(VAV)

 

Mez.119: 41 Bana sevgini göster, ya RAB,

Sözün uyarınca kurtar beni!

 

Mez.119: 42 O zaman beni aşağılayanlara

Gereken yanıtı verebilirim,

Çünkü senin sözüne güvenirim.

 

Mez.119: 43 Gerçeğini ağzımdan düşürme,

Çünkü senin hükümlerine umut bağladım.

 

Mez.119: 44 Yasana sürekli,

Sonsuza dek uyacağım.

 

Mez.119: 45 Özgürce yürüyeceğim,

Çünkü senin koşullarına yöneldim ben.

 

Mez.119: 46 Kralların önünde senin öğütlerinden söz edecek,

Utanç duymayacağım.

 

Mez.119: 47 Senin buyruklarından zevk alıyor,

Onları seviyorum.

 

Mez.119: 48 Saygı ve sevgi duyuyorum buyruklarına,

Derin derin düşünüyorum kurallarını.

 

(ZAYİN)

 

Mez.119: 49 Kuluna verdiğin sözü anımsa,

Bununla umut verdin bana.

 

Mez.119: 50 Acı çektiğimde beni avutan budur,

Sözün bana yaşam verir.

 

Mez.119: 51 Çok eğlendiler küstahlar benimle,

Yine de yasandan şaşmadım.

 

Mez.119: 52 Geçmişte verdiğin hükümleri anımsayınca,

Avundum, ya RAB.

 

Mez.119: 53 Çileden çıkıyorum,

Yasanı terk eden kötüler yüzünden.

 

Mez.119: 54 Senin kurallarındır ezgilerimin konusu,

Konuk olduğum bu dünyada.

 

Mez.119: 55 Gece adını anarım, ya RAB,

Yasana uyarım.

 

Mez.119: 56 Tek yaptığım,

Senin koşullarına uymak.

 

(HET)

 

Mez.119: 57 Benim payıma düşen sensin, ya RAB,

Sözlerini yerine getireceğim, dedim.

 

Mez.119: 58 Bütün yüreğimle sana yakardım.

Lütfet bana, sözün uyarınca.

 

Mez.119: 59 Tuttuğum yolları düşündüm,

Senin öğütlerine göre adım attım.

 

Mez.119: 60 Buyruklarına uymak için

Elimi çabuk tuttum, oyalanmadım.

 

Mez.119: 61 Kötülerin ipleri beni sardı,

Yasanı unutmadım.

 

Mez.119: 62 Doğru hükümlerin için

Gece yarısı kalkıp sana şükrederim.

 

Mez.119: 63 Dostuyum bütün senden korkanların,

Koşullarına uyanların.

 

Mez.119: 64 Yeryüzü sevginle dolu, ya RAB,

Kurallarını öğret bana!

 

(TET)

 

Mez.119: 65 Ya RAB, iyilik ettin kuluna,

Sözünü tuttun.

 

Mez.119: 66 Bana sağduyu ve bilgi ver,

Çünkü inanıyorum buyruklarına.

 

Mez.119: 67 Acı çekmeden önce yoldan sapardım,

Ama şimdi sözüne uyuyorum.

 

Mez.119: 68 Sen iyisin, iyilik edersin;

Bana kurallarını öğret.

 

Mez.119: 69 Küstahlar yalanlarla beni lekeledi,

Ama ben bütün yüreğimle senin koşullarına uyarım.

 

Mez.119: 70 Onların yüreği yağ bağladı,

Bense zevk alırım yasandan.

 

Mez.119: 71 İyi oldu acı çekmem;

Çünkü kurallarını öğreniyorum.

 

Mez.119: 72 Ağzından çıkan yasa benim için

Binlerce altın ve gümüşten daha değerlidir.

 

(YOD)

 

Mez.119: 73 Senin ellerin beni yarattı, biçimlendirdi.

Anlamamı sağla ki buyruklarını öğreneyim.

 

Mez.119: 74 Senden korkanlar beni görünce sevinsin,

Çünkü senin sözüne umut bağladım.

 

Mez.119: 75 Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir;

Bana acı çektirirken bile sadıksın.

 

Mez.119: 76 Ben kuluna verdiğin söz uyarınca,

Sevgin beni avutsun.

 

Mez.119: 77 Sevecenlik göster bana, yaşayayım,

Çünkü yasandan zevk alıyorum.

 

Mez.119: 78 Utansın küstahlar beni yalan yere suçladıkları için.

Bense senin koşullarını düşünüyorum.

 

Mez.119: 79 Bana dönsün senden korkanlar,

Öğütlerini bilenler.

 

Mez.119: 80 Yüreğim kusursuz uysun kurallarına,

Öyle ki, utanç duymayayım.

 

(KAF)

 

Mez.119: 81 İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken,

Senin sözüne umut bağladım ben.

 

Mez.119: 82 Gözümün feri sönüyor söz verdiklerini beklemekten,

"Ne zaman avutacaksın beni?" diye soruyorum.

 

Mez.119: 83 Dumandan kararmış tuluma döndüm,

Yine de unutmuyorum kurallarını.

 

Mez.119: 84 Daha ne kadar bekleyecek kulun?

Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?

 

Mez.119: 85 Çukur kazdılar benim için

Yasana uymayan küstahlar.

 

Mez.119: 86 Bütün buyrukların güvenilirdir;

Haksız yere zulmediyorlar, yardım et bana!

 

Mez.119: 87 Nerdeyse sileceklerdi beni yeryüzünden,

Ama ben senin koşullarından ayrılmadım.

 

Mez.119: 88 Koru canımı sevgin uyarınca,

Tutayım ağzından çıkan öğütleri.

 

(LAMET)

 

Mez.119: 89 Ya RAB, sözün

Göklerde sonsuza dek duruyor.

 

Mez.119: 90 Sadakatin kuşaklar boyu sürüyor,

Kurduğun yeryüzü sapasağlam duruyor.

 

Mez.119: 91 Bugün hükümlerin uyarınca ayakta duran her şey

Sana kulluk ediyor.

 

Mez.119: 92 Eğer yasan zevk kaynağım olmasaydı,

Çektiğim acılardan yok olurdum.

 

Mez.119: 93 Koşullarını asla unutmayacağım,

Çünkü onlarla bana yaşam verdin.

 

Mez.119: 94 Kurtar beni, çünkü seninim,

Senin koşullarına yöneldim.

 

Mez.119: 95 Kötüler beni yok etmeyi beklerken,

Ben senin öğütlerini inceliyorum.

 

Mez.119: 96 Kusursuz olan her şeyin bir sonu olduğunu gördüm,

Ama senin buyruğun sınır tanımaz.

 

(MEM)

 

Mez.119: 97 Ne kadar severim yasanı!

Bütün gün düşünürüm onun üzerinde.

 

Mez.119: 98 Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar,

Çünkü her zaman aklımdadır onlar.

 

Mez.119: 99 Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım,

Çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum.

 

Mez.119: 100 Yaşlılardan daha bilgeyim,

Çünkü senin koşullarına uyuyorum.

 

Mez.119: 101 Sakınırım her kötü yoldan,

Senin sözünü tutmak için.

 

Mez.119: 102 Ayrılmam hükümlerinden,

Çünkü bana sen öğrettin.

 

Mez.119: 103 Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma,

Baldan tatlı geliyor ağzıma!

 

Mez.119: 104 Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum,

Bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan.

 

(NUN)

 

Mez.119: 105 Sözün adımlarım için çıra,

Yolum için ışıktır.

 

Mez.119: 106 Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim,

Andımı tutacağım.

 

Mez.119: 107 Çok sıkıntı çektim, ya RAB;

Koru hayatımı sözün uyarınca.

 

Mez.119: 108 Ağzımdan çıkan içten övgüleri

Kabul et, ya RAB,

Bana hükümlerini öğret.

 

Mez.119: 109 Hayatım her an tehlikede,

Yine de unutmam yasanı.

 

Mez.119: 110 Kötüler tuzak kurdu bana,

Yine de sapmadım senin koşullarından.

 

Mez.119: 111 Öğütlerin sonsuza dek mirasımdır,

Yüreğimin sevincidir onlar.

 

Mez.119: 112 Kararlıyım

Sonuna kadar senin kurallarına uymaya.

 

(SAMEK)

 

Mez.119: 113 Döneklerden tiksinir,

Senin yasanı severim.

 

Mez.119: 114 Sığınağım ve kalkanım sensin,

Senin sözüne umut bağlarım.

 

Mez.119: 115 Ey kötüler, benden uzak durun,

Tanrım'ın buyruklarını yerine getireyim.

 

Mez.119: 116 Sözün uyarınca destek ol bana, yaşam bulayım;

Umudumu boşa çıkarma!

 

Mez.119: 117 Sıkı tut beni, kurtulayım,

Her zaman kurallarını dikkate alayım.

 

Mez.119: 118 Kurallarından sapan herkesi reddedersin,

Çünkü onların hileleri boştur.

 

Mez.119: 119 Dünyadaki kötüleri cüruf gibi atarsın,

Bu yüzden severim senin öğütlerini.

 

Mez.119: 120 Bedenim ürperiyor dehşetinden,

Korkuyorum hükümlerinden.

 

(AYİN)

 

Mez.119: 121 Adil ve doğru olanı yaptım,

Gaddarların eline bırakma beni!

 

Mez.119: 122 Güven altına al kulunun mutluluğunu,

Baskı yapmasın bana küstahlar.

 

Mez.119: 123 Gözümün feri sönüyor,

Beni kurtarmanı,

Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.

 

Mez.119: 124 Kuluna sevgin uyarınca davran,

Bana kurallarını öğret.

 

Mez.119: 125 Ben senin kulunum, bana akıl ver ki,

Öğütlerini anlayabileyim.

 

Mez.119: 126 Ya RAB, harekete geçmenin zamanıdır,

Yasanı çiğniyorlar.

 

Mez.119: 127 Bu yüzden senin buyruklarını,

Altından, saf altından daha çok seviyorum;

 

Mez.119: 128 Koyduğun koşulların hepsini doğru buluyorum,

Her yanlış yoldan tiksiniyorum.

 

(PE)

 

Mez.119: 129 Harika öğütlerin var,

Bu yüzden onlara candan uyuyorum.

 

Mez.119: 130 Sözlerinin açıklanışı aydınlık saçar,

Saf insanlara akıl verir.

 

Mez.119: 131 Ağzım açık, soluk soluğayım,

Çünkü buyruklarını özlüyorum.

 

Mez.119: 132 Bana lütufla bak,

Adını sevenlere her zaman yaptığın gibi.

 

Mez.119: 133 Adımlarımı pekiştir verdiğin söz uyarınca,

Hiçbir suç bana egemen olmasın.

 

Mez.119: 134 Kurtar beni insan baskısından,

Koşullarına uyabileyim.

 

Mez.119: 135 Yüzün aydınlık saçsın kulunun üzerine,

Kurallarını öğret bana.

 

Mez.119: 136 Oluk oluk yaş akıyor gözlerimden,

Çünkü uymuyorlar yasana.

 

(SADE)

 

Mez.119: 137 Sen adilsin, ya RAB,

Hükümlerin doğrudur.

 

Mez.119: 138 Buyurduğun öğütler doğru

Ve tam güvenilirdir.

 

Mez.119: 139 Gayretim beni tüketti,

Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini.

 

Mez.119: 140 Sözün çok güvenilirdir,

Kulun onu sever.

 

Mez.119: 141 Önemsiz ve horlanan biriyim ben,

Ama koşullarını unutmuyorum.

 

Mez.119: 142 Adaletin sonsuza dek doğrudur,

Yasan gerçektir.

 

Mez.119: 143 Sıkıntıya, darlığa düştüm,

Ama buyrukların benim zevkimdir.

 

Mez.119: 144 Öğütlerin sonsuza dek doğrudur;

Bana akıl ver ki, yaşayayım.

 

(KOF)

 

Mez.119: 145 Bütün yüreğimle haykırıyorum,

Yanıtla beni, ya RAB!

Senin kurallarına uyacağım.

 

Mez.119: 146 Sana sesleniyorum,

Kurtar beni,

Öğütlerine uyayım.

 

Mez.119: 147 Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim,

Senin sözüne umut bağladım.

 

Mez.119: 148 Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye,

Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.

 

Mez.119: 149 Sevgin uyarınca sesime kulak ver,

Hükümlerin uyarınca, ya RAB, yaşam ver bana!

 

Mez.119: 150 Yaklaşıyor kötülük ardınca koşanlar,

Yasandan uzaklaşıyorlar.

 

Mez.119: 151 Oysa sen yakınsın, ya RAB,

Bütün buyrukların gerçektir.

 

Mez.119: 152 Çoktan beri anladım

Öğütlerini sonsuza dek verdiğini.

 

(REŞ)

 

Mez.119: 153 Çektiğim sıkıntıyı gör, kurtar beni,

Çünkü yasanı unutmadım.

 

Mez.119: 154 Davamı savun, özgür kıl beni,

Sözün uyarınca koru canımı.

 

Mez.119: 155 Kurtuluş kötülerden uzaktır,

Çünkü senin kurallarına yönelmiyorlar.

 

Mez.119: 156 Çok sevecensin, ya RAB,

Hükümlerin uyarınca koru canımı.

 

Mez.119: 157 Bana zulmedenler, düşmanlarım çok,

Yine de sapmadım senin öğütlerinden.

 

Mez.119: 158 Tiksinerek bakıyorum hainlere,

Çünkü uymuyorlar senin sözüne.

 

Mez.119: 159 Bak, ne kadar seviyorum koşullarını,

Sevgin uyarınca, ya RAB, koru canımı.

 

Mez.119: 160 Sözlerinin temeli gerçektir,

Doğru hükümlerinin tümü sonsuza dek sürecektir.

 

(SİN ve ŞİN)

 

Mez.119: 161 Yok yere zulmediyor bana önderler,

Oysa yüreğim senin sözünle titrer.

 

Mez.119: 162 Ganimet bulan biri gibi

Verdiğin sözlerde sevinç bulurum.

 

Mez.119: 163 Tiksinir, iğrenirim yalandan,

Ama senin yasanı severim.

 

Mez.119: 164 Doğru hükümlerin için

Seni günde yedi kez överim.

 

Mez.119: 165 Yasanı sevenler büyük esenlik bulur,

Hiçbir şey sendeletmez onları.

 

Mez.119: 166 Ya RAB, kurtarışına umut bağlar,

Buyruklarını yerine getiririm.

 

Mez.119: 167 Öğütlerine candan uyar,

Onları çok severim.

 

Mez.119: 168 Öğütlerini, koşullarını uygularım,

Çünkü bütün davranışlarımı görürsün sen.

 

(TAV)

 

Mez.119: 169 Feryadım sana erişsin, ya RAB,

Sözün uyarınca akıl ver bana!

 

Mez.119: 170 Yalvarışım sana ulaşsın;

Verdiğin söz uyarınca kurtar beni!

 

Mez.119: 171 Dudaklarımdan övgüler aksın,

Çünkü bana kurallarını öğretiyorsun.

 

Mez.119: 172 Dilimde sözün ezgilere dönüşsün,

Çünkü bütün buyrukların doğrudur.

 

Mez.119: 173 Elin bana yardıma hazır olsun,

Çünkü senin koşullarını seçtim ben.

 

Mez.119: 174 Kurtarışını özlüyorum, ya RAB,

Yasan zevk kaynağımdır.

 

Mez.119: 175 Beni yaşat ki, sana övgüler sunayım,

Hükümlerin bana yardımcı olsun.

 

Mez.119: 176 Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum;

Kulunu ara,

Çünkü buyruklarını unutmadım ben.

 

120. Mezmur

Hac ilahisi*fç*

 

BÖLÜM 120

 

Mez.120: 1 Sıkıntıya düşünce RAB'be seslendim;

Yanıtladı beni.

 

Mez.120: 2 Ya RAB, kurtar canımı yalancı dudaklardan,

Aldatıcı dillerden!

D Not "Hac İlahisi": Fısıh, Hasat, Çardak bayramlarını kutlamak için Yeruşalim'e çıkarken söylenen ezgi.

 

Mez.120: 3 Ey aldatıcı dil,

RAB ne verecek sana,

Daha ne verecek?

 

Mez.120: 4 Yiğidin sivri oklarıyla

Retem çalısından alevli korlar!

 

Mez.120: 5 Vay bana, Meşek'te garip kaldım sanki,

Kedar çadırları arasında oturdum.

 

Mez.120: 6 Fazla kaldım

Barıştan nefret edenler arasında.

 

Mez.120: 7 Ben barış yanlısıyım,

Ama söze başladığımda,

Onlar savaşa kalkıyor!

 

121. Mezmur

Hac ilahisi

 

BÖLÜM 121

 

Mez.121: 1 Gözlerimi dağlara kaldırıyorum,

Nereden yardım gelecek?

 

Mez.121: 2 Yeri göğü yaratan

RAB'den gelecek yardım.

 

Mez.121: 3 O ayaklarının kaymasına izin vermez,

Seni koruyan uyuklamaz.

 

Mez.121: 4 İsrail'in koruyucusu ne uyur ne uyuklar.

 

Mez.121: 5 Senin koruyucun RAB'dir,

O sağ yanında sana gölgedir.

 

Mez.121: 6 Gündüz güneş,

Gece ay sana zarar vermez.

 

Mez.121: 7 RAB her kötülükten seni korur,

Esirger canını.

 

Mez.121: 8 Şimdiden sonsuza dek

RAB koruyacak gidişini, gelişini.

 

122. Mezmur

Davut'un hac ilahisi

 

BÖLÜM 122

 

Mez.122: 1 Bana: "RAB'bin evine gidelim" dendikçe

Sevinirim.

 

Mez.122: 2 Ayaklarımız senin kapılarında,

Ey Yeruşalim!

 

Mez.122: 3 Bitişik nizamda kurulmuş bir kenttir

Yeruşalim!

 

Mez.122: 4 Oymaklar çıkar oraya, RAB'bin oymakları,

İsrail'e verilen öğüt uyarınca,

RAB'bin adına şükretmek için.

 

Mez.122: 5 Çünkü orada yargı tahtları,

Davut soyunun tahtları kurulmuştur.

 

Mez.122: 6 Esenlik dileyin Yeruşalim'e:

"Huzur bulsun seni sevenler!

 

Mez.122: 7 Surlarına esenlik,

Saraylarına huzur egemen olsun!"

 

Mez.122: 8 Kardeşlerim, dostlarım için,

"Esenlik olsun sana!" derim.

 

Mez.122: 9 Tanrımız RAB'bin evi için

İyilik dilerim sana.

 

123. Mezmur

Hac ilahisi

 

BÖLÜM 123

 

Mez.123: 1 Gözlerimi sana kaldırıyorum,

Ey göklerde taht kuran!

 

Mez.123: 2 Nasıl kulların gözleri efendilerinin,

Hizmetçinin gözleri hanımının eline bakarsa,

Bizim gözlerimiz de RAB Tanrımız'a öyle bakar,

O bize acıyıncaya dek.

 

Mez.123: 3 Acı bize, ya RAB, acı;

Gördüğümüz hakaret yeter de artar.

 

Mez.123: 4 Rahat yaşayanların alayları,

Küstahların hakareti

Canımıza yetti.

 

124. Mezmur

Davut'un hac ilahisi

 

BÖLÜM 124

 

Mez.124: 1 RAB bizden yana olmasaydı,

Desin şimdi İsrail:

 

Mez.124: 2 RAB bizden yana olmasaydı,

İnsanlar bize saldırdığında,

 

Mez.124: 3 Diri diri yutarlardı bizi,

Öfkeleri bize karşı alevlenince.

 

Mez.124: 4 Sular silip süpürürdü bizleri,

Seller geçerdi üzerimizden.

 

Mez.124: 5 Kabaran sular

Aşardı başımızdan.

 

Mez.124: 6 Övgüler olsun

Bizi onların ağzına yem etmeyen RAB'be!

 

Mez.124: 7 Bir kuş gibi

Kurtuldu canımız avcının tuzağından,

Kırıldı tuzak, kurtulduk.

 

Mez.124: 8 Yeri göğü yaratan

RAB'bin adı yardımcımızdır.

 

125. Mezmur

Hac ilahisi

 

BÖLÜM 125

 

Mez.125: 1 RAB'be güvenenler Siyon Dağı'na benzer,

Sarsılmaz, sonsuza dek durur.

 

Mez.125: 2 Dağlar Yeruşalim'i nasıl kuşatmışsa,

RAB de halkını öyle kuşatmıştır,

Şimdiden sonsuza dek.

 

Mez.125: 3 Kalmayacak kötülerin asası,

Doğruların payına düşen toprakta,

Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.

 

Mez.125: 4 İyilik et, ya RAB,

İyilere, yüreği temiz olanlara.

 

Mez.125: 5 Ama kendi halkından eğri yollara sapanları,

RAB kötü uluslarla birlikte kovacak.

İsrail'e esenlik olsun!

 

126. Mezmur

Hac ilahisi

 

BÖLÜM 126

 

Mez.126: 1 RAB sürgünleri Siyon'a geri getirince*fd*,

Rüya gibi geldi bize.

D Not 126:1 "RAB sürgünleri Siyon'a geri getirince" ya da "RAB Siyon'u eski gönencine kavuşturunca".

 

Mez.126: 2 Ağzımız gülüşlerle,

Dilimiz sevinç çığlıklarıyla doldu.

"RAB onlar için büyük işler yaptı"

Diye konuşuldu uluslar arasında.

 

Mez.126: 3 RAB bizim için büyük işler yaptı,

Sevinç doldu içimiz.

 

Mez.126: 4 Ya RAB, eski gönencimize kavuştur bizi,

Negev'de suya kavuşan vadiler gibi.

 

Mez.126: 5 Gözyaşları içinde ekenler,

Sevinç çığlıklarıyla biçecek;

 

Mez.126: 6 Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan,

Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.

 

127. Mezmur

Süleyman'ın hac ilahisi

 

BÖLÜM 127

 

Mez.127: 1 Evi RAB yapmazsa,

Yapıcılar boşuna didinir.

Kenti RAB korumazsa,

Bekçi boşuna bekler.

 

Mez.127: 2 Boşuna erken kalkıp

Geç yatıyorsunuz.

Ey zahmetle kazanılan ekmeği yiyenler,

RAB sevdiklerinin rahat uyumasını sağlar.

 

Mez.127: 3 Çocuklar RAB'bin verdiği bir armağandır,

Rahmin ürünü bir ödüldür.

 

Mez.127: 4 Yiğidin elinde nasılsa oklar,

Öyledir gençlikte doğan çocuklar.

 

Mez.127: 5 Ne mutlu ok kılıfı onlarla dolu insana!

Kent kapısında*fe* hasımlarıyla tartışırken

Utanç duymayacaklar.

D Not 127:5 "Kent kapısında": Eski zamanlarda mahkeme kent kapısında yapılırdı.

 

128. Mezmur

Hac ilahisi

 

BÖLÜM 128

 

Mez.128: 1 Ne mutlu RAB'den korkana,

O'nun yolunda yürüyene!

 

Mez.128: 2 Emeğinin ürününü yiyeceksin,

Mutlu ve başarılı olacaksın.

 

Mez.128: 3 Eşin evinde verimli bir asma gibi olacak;

Çocukların zeytin filizleri gibi sofranın çevresinde.

 

Mez.128: 4 İşte RAB'den korkan kişi

Böyle kutsanacak.

 

Mez.128: 5 RAB seni Siyon'dan kutsasın!

Yeruşalim'in gönencini göresin,

Bütün yaşamın boyunca!

 

Mez.128: 6 Çocuklarının çocuklarını göresin!

İsrail'e esenlik olsun!

 

129. Mezmur

Hac ilahisi

 

BÖLÜM 129

 

Mez.129: 1 Gençliğimden beri bana sık sık saldırdılar;

Şimdi söylesin İsrail:

 

Mez.129: 2 "Gençliğimden beri bana sık sık saldırdılar,

Ama yenemediler beni.

 

Mez.129: 3 Çiftçiler saban sürdüler sırtımda,

Upuzun iz bıraktılar."

 

Mez.129: 4 Ama RAB adildir,

Kesti kötülerin bağlarını.

 

Mez.129: 5 Siyon'dan nefret eden herkes

Utanç içinde geri çekilsin.

 

Mez.129: 6 Damlardaki ota,

Büyümeden kuruyan ota dönsünler.

 

Mez.129: 7 Orakçı avucunu,

Demetçi kucağını dolduramaz onunla.