beyaz kuğu
  003040
 
gideceksen
*************


gideceksen yaz gardaş –de ki gideceksen –bugün bitmek üzere- yarına kal istersen bak karşı dağlara postunu sermede karanlık bu soluk yıldızlar altında kaybolursun sen –gel çıkma yollara –yollara çıkarsan bu gecede –bak söylemedin deme bana bil ki bakır aylar düşecek gözlerine –eski ve küçük dudağında donmuş bir damla gülücük –kırgın sitemli bir eski beste kulaklarında yılların uğultusu –kulakların seste -bir dön diyen olur mu acaba beklentisiyle - kulakların delik delik bil ki yüreğin parça parça –bil ki sevgiye batırmadıkça- bini bir metelik senin gibilerden illallah çekip -benim köylere indiğim ikindilerden sen dağlara düşeceksin demektir-gördüğüm kadarıyla dağlar omzunda gibi –-sen şimdiden yorgunsun ayaklarında uzayan gölgelerden –gün bitimi karanlık gecelerde kurt yesin seni –yüreğinden- dilim dilim sarı gülüm bil ki kararsız duygular labirentindesin artık bütün yönlerin söbelenmiş gördüğün gibi bütün umutlarını esir alan şaşkınlık isyanlara sürüklemede seni çocuksu bir arzuyla dökülecek ilk küfürler dudağından tırmalayarak susmuş suratlarını belkilerin kaypak amaları öfkeli fakatları fırlatabilirsen kucağından -ulu sulara- dünün korkularını ve yarının arzularını tasalarınla beraber dost bildiklerinden ödünç aldığın son umutla –unutma sarılmazsan en yalan yeminlere –unuttum seni- gibi cümle geçmişine dair aklında son kalanları da itemezsen son bir güçle –unutamazsın ama –ille de gitmek istersen –bağlamam seni- bağlasam da çözersin üçün beşin kıymetini bilmezsen –yolsuz yordamsız olsa da gidersin ardın bile bakmadan –ama unutma ben bu sevda derdinden yıllardır hasta ve bildiğin kadarıyla çaresizim gideceksen –ille de gideceksen- koy ellerini inadın dar ceplerine gavur inatlım –dinsizim öyle git
*************
 
yaz gardaş –de ki gideceksen – ne bitmeyen uzunluğu ne boynu bükük mahzunluğu düşündürmez seni yolların -kim ne derse desin- bilirim seni gitmeyi aklına koymuşsan –kimse eyleyemez seni- gidersin ama –sonra bir gün- bu günlü güneşli günler ardında –görürsün bir gökkuşağı düşer gözlerine –bir öğle üstü- bak dağlarımdan dağlarına doğru bir yağmur başlar –görürsün başlayacak kaçışır cümle böcek ve karınca kuytuya –her dost bildiğin kaya dibi- umut ve düş –alından moruna kadar- deli bir yağmur başlar ki -Rabbim ağlatmasın herkes ağlar- işte orada yüreğini ak mermerlere çarparsın –güçsüz- bir sarı tutam saç avuçlarında –teline kurban olduğum koşarsın kendinden kaçar gibi –gözlerinde mor mor halkalar bakarsın –delirmiş gibi- isyankar- işte o sırada ve işte o kargaşada sevgimizi bıçaklarlar eğer o sıra bir ölünün elleriyle okşarcasına yalnızlığı –ürpermeden seninle kavgalı aynalar karşısında – okşarsan isyanlarını diz çökerek küfredersen geçmiş yıllara –bu muydu taşıdığınız gerçek ama gideceksen-bundan beş kat daha korkulu da olsa yarın el ne derse desin –karalıysan gitmekte- gidersin ama unutma –ben bu sevda derdinden yıllardır hasta ve bildiğinden öte çaresizim gitme diyemem sana demesine diyemem de derim ki kaybet yarınlarını umutsuzluğun boş ceplerinde gavur inatlım –dinsizim öyle git
*************
 
yaz gardaş –de ki biz böyle sitem yağmurları altında kanat çırpmazdık elimizde olsaydı elin umutsuz ve isyankar dönülmez yollara çıkmazdık sen söyleseydin bize sevda masalını en başında yorulmasaydı dudakların bak vakit daha pek erken dağılmadan bu koyu sisi unutulmuş sokakların tutturmuşsun yollara çıkacağım diye ama her bir sorduğumda nereye gideceksin kaçamak cevaplar veriyorsun bana söylemiyorsun bu düşüncesizliğin ahmaklığında niye bu yarım bitmiş yol başlarındayız tedirgin niye bu kovan yağma niye arısı uçmuş niye güveli petek kim çaldı bunca umudumuzu kim çaldı kim unutacağım diyormuşsun sanki beni aydınlık yarınlara sürükleyen bağ bu boş umut ve kara sevda boş ver –çok mutlu ettin san ki unut gideceğim diyormuşsun çok uzaklarda bin beklendiğin kucaklar sanki gideceksen git seni bağlayan mı var git hadi bildiğin halde çılgınlar gibi sevdiğimi kardan beyaz ellerle hiç acımadan bir gece yarısı sen vurdun beni düşünmedin –benim sustuğum geceler ipini kim çeker bu sisli sabahların eminem türküsünü kimler söyler biliyor musun sen bugünlerden tedirgin ben yarınlardan korkulu zehir zakkum ediyoruz hayatı birbirimize –ama deme sus – ne gerek var bahaneye –anlatma şusu-busu mademki gideceksin –al boynuna günahımı sar sırtına kabusu öyle git
*************
tarihsiz

gideceksen
*************


																				
 
  Bugün 3 ziyaretçi (19 klik) buradaydı

beyaz kuğu Selam Dünya !.. Selam Türkiye !.. Sitemize Hoş Geldiniz !.. ( beyaz kuğu ) bir aile sitesidir !.. Lütfen bizi takip ve dostlarınıza tavsiye ediniz !. Bu çorbada tuzu olsun isteyenlerin, tenkit ve tavsiyeleri için ( mim.sait@hotmail.com )veya ( alt1946@windowslive.com ) adreslerine mail göndermelerini bekliyoruz !.. Sitemizde "bir hoş sada" menüsü altında yer alan "beyaz kuğu", "teferruat", "derviş hüseyine mektuplar" ve "hem nalına hem mıhına" bölümleri orjinal olup, bunların hiç bir hakkı mahfuz değildir, kaynak gösterilerek veya gösterilmeksizin kullanılabilir. Diğer dökümanlar ise; çeşitli sitelerden alınmış, bazılarında değişiklik yapılmıştır.İlgililerin talebi halinde derhal kaldırılacaktır!..Bilgilerinize sunulur !.. *** beyaz kuğu***Ailenizin Sitesi***











* * * * *


 
 

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol