beyaz kuğu
  001-049
 

kolanı gevşek semer
-eşeğin sırtını vurur

* * * * *



kolanı gevşek semer
-eşeğin sırtını vurur

* * *


 I
"konuşmadan önce
susmayı öğrenmekmiş asıl marifet
gel gör ki herkese olmuyor nasip"
köyümüzün emektar bekçisi topal hasip
diyor ki “muhtar emmi söyledi
-ben onun yalancısıyım- yanlışsa şayet
söz gümüşse sükut altınmış
yokuş aşağı yuvarlarsan
çok çıkarmış boş tenekenin sesi
ve boş başak dik dururmuş”
ama anlayamamış "durup dururken
bu öğütler de neyin nesi" 
* * * * *
 II
diğer taraftan
götürememiş köy bütçesinin bilançosunu kaymakama
fırsat bulup da saçını başını yolmaktan muhasip
“ne ortada para var ne harcama belgesi
köy karar defteri kayboldu" diyormuş katip
“boş ver” diyormuş muhtar -öfkeyle bakarak
“büyütecek ne var kaybolduysa kayboldu
vicdanımız ferah yüzümüz ak
"yedi içti" dedikleri iftira cümlesi dedi kodu
bu işler hep böyle allanıp pullanıyor”
her ne kadar “sükut ikrardan gelir”
deseniz de demeseniz de
ikisi de susma hakkını kullanıyor
yeni tecakanın yeni maddesi
onlara bu hakkı vermiş
yeseniz de yemesiniz de
muhasip çaresiz
muhasip delleniyor
* * * * *
III
köyün eski imamı sarı hatip
“benim bildiğim - ama beni şahit tutmayın ne olur
muhtar emmi “ver” demiş o vermiş
artan üç-beş kuruşu da meyhanede yemiş
ben konuşursam alınan olur
doğrudur ne demişse o demiştir
neyi vermişse kime vermişse o vermiştir
"her ne kadar sükut altın söz gümüştür"
derlerse de
ikisinin de ayarı bozuldu -ahir zaman
"kel hüsam sen ne dersin" demeden daha
diyor ki kel hüsam
"bana ne yahu muhasipten muhtardan
yetip de artıyor bana kendi derdim kendi tasam
gel velakin bildiğim gölü bulandıran camıştır
ispatı göl kenarındaki
kırdığı bunca kamıştır
muhtar vermiştir “verdim” diyorsa
“yedim” demese de yemiştir
göbeğinden belli
burnundan fitil fitil gelsin
bana ne düşer bundan kelli
tamam da "bulut yokken şimşek çakmaz"
tez günde Allah müstehakını versin
"ateş olmayan yerden duman çıkmaz"
derim ki bu gölü bulandıran bu camıştır
gözlerimle gördüm iftiracı değilim
ispatı göl kenarında kırılan bunca kamıştır
-sen sarhoşsun bütün gün sözünü itibara almazlar-
diyorsa da arzuhalci celil
bana bak kim dedi sarhoşum sallanıyorum
peki niye bulanık göl
ve kenarında kırılan bunca kamış neyin nesi
ispat için yetmiyorsa bunca delil
boşalma hakkımı kullanıyorum
varmı bunun ötesi"
* * * * *






kolanı gevşek semer
-eşeğin sırtını vurur

* * * * *


 
 I
"konuşmadan önce
susmayı öğrenmekmiş asıl marifet
gel gör ki herkese olmuyor nasip"
köyümüzün emektar bekçisi topal hasip
diyor ki “muhtar emmi söyledi
-ben onun yalancısıyım- yanlışsa şayet
söz gümüşse sükut altınmış
yokuş aşağı yuvarlarsan
çok çıkarmış boş tenekenin sesi
ve boş başak dik dururmuş”
ama anlayamamış "durup dururken
bu öğütler de neyin nesi" 
* * * * *
 II
diğer taraftan
götürememiş köy bütçesinin bilançosunu kaymakama
fırsat bulup da saçını başını yolmaktan muhasip
“ne ortada para var ne harcama belgesi
köy karar defteri kayboldu" diyormuş katip
“boş ver” diyormuş muhtar -öfkeyle bakarak
“büyütecek ne var kaybolduysa kayboldu
vicdanımız ferah yüzümüz ak
"yedi içti" dedikleri iftira cümlesi dedi kodu
bu işler hep böyle allanıp pullanıyor”
her ne kadar “sükut ikrardan gelir”
deseniz de demeseniz de
ikisi de susma hakkını kullanıyor
yeni tecakanın yeni maddesi
onlara bu hakkı vermiş
yeseniz de yemesiniz de
muhasip çaresiz
muhasip delleniyor
* * * * *
III
köyün eski imamı sarı hatip
“benim bildiğim - ama beni şahit tutmayın ne olur
muhtar emmi “ver” demiş o vermiş
artan üç-beş kuruşu da meyhanede yemiş
ben konuşursam alınan olur
doğrudur ne demişse o demiştir
neyi vermişse kime vermişse o vermiştir
"her ne kadar sükut altın söz gümüştür"
derlerse de
ikisinin de ayarı bozuldu -ahir zaman
"kel hüsam sen ne dersin" demeden daha
diyor ki kel hüsam
"bana ne yahu muhasipten muhtardan
yetip de artıyor bana kendi derdim kendi tasam
gel velakin bildiğim gölü bulandıran camıştır
ispatı göl kenarındaki
kırdığı bunca kamıştır
muhtar vermiştir “verdim” diyorsa
“yedim” demese de yemiştir
göbeğinden belli
burnundan fitil fitil gelsin
bana ne düşer bundan kelli
tamam da "bulut yokken şimşek çakmaz"
tez günde Allah müstehakını versin
"ateş olmayan yerden duman çıkmaz"
derim ki bu gölü bulandıran bu camıştır
gözlerimle gördüm iftiracı değilim
ispatı göl kenarında kırılan bunca kamıştır
-sen sarhoşsun bütün gün sözünü itibara almazlar-
diyorsa da arzuhalci celil
bana bak kim dedi sarhoşum sallanıyorum
peki niye bulanık göl
ve kenarında kırılan bunca kamış neyin nesi
ispat için yetmiyorsa bunca delil
boşalma hakkımı kullanıyorum
varmı bunun ötesi"

* * * * *

kolanı gevşek semer
-eşeğin sırtını vurur

* * * * *


 
  Bugün 52 ziyaretçi (202 klik) buradaydı

beyaz kuğu Selam Dünya !.. Selam Türkiye !.. Sitemize Hoş Geldiniz !.. ( beyaz kuğu ) bir aile sitesidir !.. Lütfen bizi takip ve dostlarınıza tavsiye ediniz !. Bu çorbada tuzu olsun isteyenlerin, tenkit ve tavsiyeleri için ( mim.sait@hotmail.com )veya ( alt1946@windowslive.com ) adreslerine mail göndermelerini bekliyoruz !.. Sitemizde "bir hoş sada" menüsü altında yer alan "beyaz kuğu", "teferruat", "derviş hüseyine mektuplar" ve "hem nalına hem mıhına" bölümleri orjinal olup, bunların hiç bir hakkı mahfuz değildir, kaynak gösterilerek veya gösterilmeksizin kullanılabilir. Diğer dökümanlar ise; çeşitli sitelerden alınmış, bazılarında değişiklik yapılmıştır.İlgililerin talebi halinde derhal kaldırılacaktır!..Bilgilerinize sunulur !.. *** beyaz kuğu***Ailenizin Sitesi***











* * * * *


 
 

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol