beyaz kuğu
  Gitsem mi acaba Petra'ya ?...
 

Gitsem mi acaba Petra'ya...

 

İdris ÖZYOL

 

Gitsem mi acaba Petra'ya / Olsam mı acaba toprağa yem? Devrime inanmak gibi birşey senin yolunu gözlemek ve işte devrim, pencerede göründüğün o bir kaç dakika.

 

Kız sen yaşamayasın! Vurulsun horonu yarım bırakan. Toprak yemeyi unutan vurulsun ve karanlığa doğru kurşunlar sıkılsın uzak evlerden. Birbirine uzak evlerden ve benim sana yakın kalbimden senin bana uzak kalbine eşkiyalar yürüsün. Deniz olmaya geldim pencerene, dilsiz ve hırçın, uçsuz ve bir avuç, deli ve ürkek, deniz olmaya geldim.

 

Sana akan bütün nehirleri kurutmaya yeminli ve bin beter uykularda kalası geceye öfkeliyim...

 

Öfkeliyim kız öfkeliyim, yurdumun ve senin işgal edilmiş düşlerine. Seni sevmek bir yurdu sevmek kadar sıcak ve zor ve beter ve şaşırtıcı. Nasıl bu toprakları severken aklıma ölüm geliyorsa, seni severken de silahlar patlıyor sol göğsümün altında. Devrime inanmak gibi birşey senin yolunu gözlemek ve işte devrim, pencerede göründüğün o bir kaç dakika. Tut o bir kaç dakikayı sonsuza uzat ve beni orada kendi yüreğini yerken bulsun jandarmalar. Yüksek ateş, yüksek tansiyon, yüksek ayrılık ve yürek büyümesinden öleceğim. Biliyorsun öleceğim, seni severken öleceğim ve sen benden sonra yaşamayasın.

 

Kız sen yaşamayasın!

 

Kız ben gidiyorum, şarkılar söyleyerek gidiyorum, bir horona katılıp gidiyorum, sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin zaferi için, "döngel"in ve "mora"nın zaferi için ölmeye, yeniden ölmeye, yeniden ölmeye gidiyorum. Kapkara bir deniz eşlik ediyor yoluma ve yeni doğan bir bebeğin çığlıklarıyla uyanıyor zafer ve belki yeniliyoruz ansızın ama şu yeşil dağların ardında bizim ülkemiz ve duruyor orada sıcak bir rüya, sıcak bir ev, sıcak bir toprak. Biliyoruz, şu yeşil dağların ardında bizim ülkemiz. Sanki böğürtlen yemişim, sanki ısırgan toplamışım, sanki bir kız sevmişim, sanki bir kız sevmemişim de mavi birşey kucaklamışım bütün gün. Bütün günü kalbimi pişirmişim sanki. Bütün gün bir şarkı tutturmuşum. Şarkının en kıvrak yerinde yakalanmışım düşmana. En kıvrak yerinde aşkın, gitmiş sevdiğim kız. Sanki gitmiş yeryüzü başka bir dünyaya. Topraksız kalmışım sanki. Oysa ben toprak yemeye geldim gözlerine.

 

Kız sen yaşamayasın!

 

Bak kıpkırmızı oldu avuçlarım. Ki ben Petra yolcusuyum artık. O uzak ülke çağırıyor bedenimi. Çağırıyor bedenimi kayalar, vadiler, uçurumlar. Yoldaş sesleriyle uyandım bir kere, uyandım bir kere ayın altında, aya bakarken uyandım, gece inliyordu, gece işgal altında, gece tutsak ve kanlıydı ve kan sızıyordu yüzyıllardır dokunduğum herşeyden. Beni öldürmeleri bir işe yaramayacak. Bir işe yaramayacak bizim çocukları her sabah kurşuna dizmeleri. Her sabah Angola'da, her sabah Keşmir'de, her sabah Lübnan'da, her sabah Batman'da, her sabah Lazona'da, her sabah Korsika'da, her sabah Marakeş'te, her sabah yeni bir ülkesinde yeryüzünün yeniden uyanacağız. Gerine gerine uyanacağız arka bahçenizde ve üstüne titrediğiniz bütün meyve ağaçlarını yağmalayacağız. Barbar, kara, yaramaz ve yabani çocukların bir çekirge sürüsü gibi geçtiğini göreceksiniz kurduğunuz, kolladığınız, üstüne titrediğiniz herşeyin üstünden. Size ait her kaleye adım atarken tüküreceğiz kapıya ve zincirlerimizle girdiğimiz her tapınaktan ardımızda yıkılmış putlar bırakarak ayrılacağız. Ve biz o kapılardan gülerek çıkınca çökecek mermer tapınaklarınızın başınıza. Petra çökecek ve "Petra'ya gidesice" diye başlayan beddualarımız o büyük şehri, o uzak şehir aşkımızın başkenti olacak. Karadeniz kıyısında bir halk bu hayalle uyuyup hayalin gerçek oluşununa uyanacak.

 

Ka tun mita xendasoc.
Kız sen yaşamayasın!

 
  Bugün 105 ziyaretçi (265 klik) buradaydı

beyaz kuğu Selam Dünya !.. Selam Türkiye !.. Sitemize Hoş Geldiniz !.. ( beyaz kuğu ) bir aile sitesidir !.. Lütfen bizi takip ve dostlarınıza tavsiye ediniz !. Bu çorbada tuzu olsun isteyenlerin, tenkit ve tavsiyeleri için ( mim.sait@hotmail.com )veya ( alt1946@windowslive.com ) adreslerine mail göndermelerini bekliyoruz !.. Sitemizde "bir hoş sada" menüsü altında yer alan "beyaz kuğu", "teferruat", "derviş hüseyine mektuplar" ve "hem nalına hem mıhına" bölümleri orjinal olup, bunların hiç bir hakkı mahfuz değildir, kaynak gösterilerek veya gösterilmeksizin kullanılabilir. Diğer dökümanlar ise; çeşitli sitelerden alınmış, bazılarında değişiklik yapılmıştır.İlgililerin talebi halinde derhal kaldırılacaktır!..Bilgilerinize sunulur !.. *** beyaz kuğu***Ailenizin Sitesi***











* * * * *


 
 

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol